GÜNCEL HABER

1 Tır Yardım Gönderildi

1 Tır Yardım Gönderildi

Amasya İHH ve Özgür-Der Amasya Tem-silciliğinin organizasyonuyla 1 tır insani yar-dım malzemesi Suriye’ye gönderilmek üzere Amasya’dan yola çıktı.
İHH Amasya Temsilciliğinin Özgür-Der Amasya Temsilciliği ile Ramazan Ayı’nda müşterek yürüttüğü Suriye’ye İnsani Yardım Organizasyonu ile duyarlı halk kesimleri, işa-damları, kurum ve kuruluşların gönüllü ba-ğışlarıyla oluşturdukları 1 tır dolusu insani yardım malzemesi, yapılan basın açıklaması ve duânın ardından, Suriye’deki ihtiyaç sa-hiplerine ulaştırılmak üzere yola çıktı.
Müslümanların birbirinin ancak kardeş olduğunu ve bu kardeşlik hukuku gereği mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimize yar-dım etmenin Müslümanların sorumluluğu ol-duğuna dikkat çeken basın açıklamasını Amasya İHH Yurtiçi Yardım Birimi Sorumlusu Mustafa Kazancı okudu.
Amasya Genç İHH Gönüllüsü Faruk Bay-ramoğlu’nun Ümmet coğrafyasında yaşanan zulümlerin son bulmasına ve mazlumların felaha erişmesine ilişkin yaptığı duanın ar-dından tırlar mazlum Suriye halkına ulaştırıl-mak üzere yola çıktı.
Yardım tırıyla gönderilen malzemeler Suriye’deki İHH İnsani Yardım Vakfı’nın Lojis-tik Merkezi aracılığıyla Suriye içerisinde bulunan çadır kentlerde dağıtımı yapılacak. Yardım tırında 26 ton un ile 810 çift bay, bayan ve çocuk ayakkabısı bulunuyor.
İSLAM KARDEŞLİĞİ “KAVİMLER KAR-DEŞLİĞİ” DEĞİL “İMAN KARDEŞLİĞİDİR”
İslam Müslümanlar arasında manevi bir kardeşlik tesis etmiştir. Bu kardeşlik; biyolojik kardeşlikten daha kapsamlı, tüm Müslümanları birbirlerine gönül bağıyla bağ-layan bir kardeşliktir.
Bu kardeşlik “Kavimler Kardeşliği” değil “İslam Kardeşliği” dir. Bu kardeşlik dünyanın neresinde bulunursa bulunsun; hangi renge, ırka, cinse sahip olursa olsun temelinde Alla-ha teslimiyetin belirleyici olduğu birlik ve beraberlik içinde dipdiri bir İslam Kardeş-liğidir.
İslam Kardeşliği bir binanın tuğlaları gibi-dir, sınır tanımaz. Hatta peygamber efen-di-miz(sav) de müminleri bir vücuda benzettiği hadisinde şöyle buyuruyor: “Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vü-cut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır! “ Bu ha-dis ışığında bizler için yeryüzünde devlet-lerin çevrelediği sınırların hiçbir ehemmiyeti yoktur. Mühim olan, çevrelenen sınırların içe-risinde müslüman kardeşimin yaşamasıdır, kardeşimin aç olmaması, zulme uğrama-masıdır. Bizler için İslam kardeşliği, sınırlar ötesinde, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Myanmar’da, Mısır’da ve yürek-lerin yandığı Suriye’dedir.
Çünkü sadece kendi hayatımızı önem-sediğimiz bir hayat tarzımız İslami bir hayat olamaz. Sadece ibadetlerimizi yapmakla mükellefiyetlerimizi yerine getirmiş olmayacağız. İbadetlerimiz Rabbimize yap-tığımız yolculuğumuzda bizim için bir ay-dınlıktır.
Ancak kardeşlerimizin hak ve hukuklarını ihmal ve ihlal etmek bu yolculuğumuzu sek-teye uğratacaktır.
Her devirde muhtaç olduğumuz Muhacir-Ensar kardeşliğini yeniden hatırlama ve ha-yata aktarma bilinciyle hareket etmemiz ge-rekir. Çünkü kamil bir Müslüman olabil-menin; dünyada ve ahirette cenneti elde et-menin yolu Müslüman kardeşlerimizin hak-larına riayet etmektedir. Keza yüce Allah’ın merhametine nail olmak da bu hukuka ria-yetten geçmiyor mu ? Rabbimiz Hucurat Suresi’nin 10. ayeti kerimesinde şöyle buyuruyor: “Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah’tan sakının, umulur ki mer-hamet olunursunuz.”
Bizler Müslüman’ız. Bizler birbirimizin manevi kardeşleriyiz. Birbirimize karşı so-rumluluklarımız var. Yapmamız gereken sorumluluklar olduğu gibi yapmamamız gereken sorumluluklar da var.
Bizler Müslüman olarak bize ne yapıl-masını arzu ediyorsak Müslüman kar-deşimize de öyle davranmamız gerekir. Müs-lüman kardeşimizin yaşadığı olumsuzluk Türkiye’de de olsa tavrımız, ölçümüz aynı olmalıdır; Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Su-riye’de de olsa tavrımız aynı olmalıdır. Çünkü insanoğlunun üzerine sınırlar çizerek dev-letçilik oynadığı dünyayı ve tabii kainatı yok-tan var edenin hükmü, bizim için temel ölçüdür!
Yine bir hadisi şerifle bu ölçüye nebevi bir bakış getirecek olursak, Sevgili Pey-gamberimiz Müslümanlar arasında bulun-ması gereken kardeşliği bize şöyle bildir-mektedir: “Müslüman, Müslümanın kar-deşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusu-runu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”
Bizler de Müslümanlar olarak bu ilahi ölçü ve nebevi işaret üzere bir istikametle mükel-lefiz. Bulunduğumuz coğrafya ise bizlere Su-riye mazlumlarına dair bir mükellefiyet yük-ledi. 10 yıldır süren savaş ve yaşanan acılar hepimizin malumu. Evlerinden, yurtlarından koparılan; zindanlarda işkencelere uğrayan, namusları çiğnenen milyonlarca insan… İnsanların sadece hayatlarının değil, ha-yallerinin de çalındığı; misket oynayacak yaşta çocukların üstüne misket bombalarının atıldığı; sadece insanların değil, aslında insanlığın öldüğü/öldürüldüğü coğrafyanın adıdır Suriye!
Evet, Suriye’de insanlık ölüyor… Ve 10 yıldır, ümmet için dertlenen her yürek günbegün dağlanıyor…Zindanlardaki kadınlar, çadırlarda süregelen sefalet, her an ölüm korkusuyla yaşanan bir hayat… Siz hiç “Bugün de bomba sesi duymadım” diye şükrettiniz mi ? Ya da “Bu-gün de ölmedim!” diye… Bizim çocuklarımız gökyüzünde uçak gördüğünde sevinir ya hani, hatta uçak oyuncakları vardır…Suriye’deki çocukların kabusudur uçak; hele yetim çocuk-ların…Kim bilir kaç çocuk, yetim olarak uyuduğu gecenin sabahına öksüz olarak uyanmıştır düşündünüz mü ? Sahi, Suriye’de savaşın 1 milyon çocuğu yetim bıraktığını biliyorsunuz, de-ğil mi ?
Az önce belirttiğimiz gibi Suriye mazlumları, bizim mükellefiyetimiz ve dahi imtihanımızdır. Bizler de bu sorumluluk bilinciyle 9 yıldır eylemlerimizle, yardımlarımızla mazlum Suriyeli kardeşlerimizin yanında olduk. Bundan sonra da Suriyeli mazlum kardeşlerimizi gücümüz yettikçe desteklemeye devam edeceğiz.
Ramazan ayının son haftasına girdiğimiz bugün de Amasya İHH ve Özgür-Der olarak hayır-sever halkımızın katkılarıyla oluşturduğumuz 1 tır insani yardım malzemesini, Allah’ın izniyle Suriyeli kardeşlerimize gönderiyoruz. Bu tırımızı inşallah Suriye’deki İHH İnsani Yardım Vak-fı’nın Lojistik Merkezi aracılığıyla Suriye’nin iç hattında bulunan ekmek fırınlarımıza ulaştı-racağız. Aynı zamanda unun dışında gönderdiğimiz diğer malzemelerin dağıtımını da çadır kentlerde yapacağız.
Bu yardımlara katkı sağlayan tüm hayırsever iş adamlarına ve halkımıza teşekkür ediyor, ecirlerinin rabbimiz tarafından kendilerine kat kat verilmesini diliyoruz.
Rabbimizden Suriyeli kardeşlerimizin bir an önce feraha erişmesini, Suriye halkına yapılan yardımların amacına ulaşmasını, maddi ve manevi katkı sağlayan herkesin Rabbimizin rıza-sına erişmesine vesile olmasını niyaz ediyoruz.”dedi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı