GÜNCEL HABER

Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Öner Nergiz Ramazan ayında beslenme önerilerinde bulundu

Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Öner Nergiz Ramazan ayında beslenme önerilerinde bulundu

Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Öner Nergiz Ramazan ayında beslenme önerilerinde bu-lundu.
İl Sağlık Müdürü Dr. Nergiz, onbir ayın sul-tanı Ramazan ayında vatandaşlarımızın Covid-19 salgını nedeniyle pandeminin yayılımının önlenmesi amacıyla alınan ted-birlere uygun hareket etmelerini, ramazanda kalabalık iftar sofraları kurulmamasını ve sosyal mesafe kurallarına azami özen gös-terilmesi gerektiğini belirtti.
Dr. Nergiz, ramazan ayı oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir ay-dır. Yeterli ve dengeli beslenmenin sür-dürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir dedi.
Ramazan ayı, oruç tutanlar için beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir aydır. Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerektiğini söyleyen Dr. Öner Nergiz, “Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutul-mamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 16 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkar-maktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha er-ken saatlerde düşmesine ve buna bağlı ola-rak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece me-tabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sa-hurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıl-lı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durul-ması uygun olacaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir di-ğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bun-ların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok dü-şük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şe-kilde, çok yüksek miktarda besin tüket-mektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yen-diğinde bu süre zarfında fazla mik-tarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin ha-zırlayabilir. Sıvı tüketimine dikkat
Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vü-cut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni du-ruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcak-lıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir.
Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Rama-zan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ay-ran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösteril-melidir.
Oruç tutanlar için beslenme önerileri
Oruç tutarken yeterli ve dengeli beslen-meye özen gösterin. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra aralıklarla ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenin. Yemeklerinizi hızlı yemek-ten kaçının, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek tüketin.
Sahur öğününüzü atlamayın, mutlaka ya-pın Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi yiyeceklerden olu-şan hafif bir kahvaltı yapabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edebilirsiniz.
İftara peynir, domates, zeytin gibi kah-valtılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlayıp 10-15 dakika sonra az yağlı et yeme-ği, sebze yemeği veya salatayla devam ede-bilirsiniz. Hem enerji veren hem de kan şeke-rini dengeli bir şekilde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna vb.) tercih edin.
İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edin. Susama his-si duymasanız bile iftar ve sahur arasında sık sık su için. Suya ek olarak kafein içeren içe-cekler yerine de süt, ayran, sade soda, taze sıkılmış meyve-sebze suları, ıhlamur ve kuş-burnu gibi bitki çayları tercih edebilirsiniz.
Yemekleri pişirme yöntemlerinin de önemli olduğunu unutmayın. Özellikle ız-gara, haşlama, fırında, buğulama gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlanan yemekleri tercih edin. Kavrulmuş, kızartılmış ve tütsülenmiş yemeklerden uzak durun. İftardan 1-2 saat sonra kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olacaktır. Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak olu-şabilecek kabızlığı önlemek için sıvı tüke-timinize dikkat edin. Ek olarak, yemeklerde lif oranı yüksek yiyecekler (kuru baklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, hoşaf ve kom-postolar, hurma, ceviz, fındık, badem gibi ku-ru yemişler tercih edebilirsiniz.” Diye konuş-tu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı