GÜNCEL HABER

Amasya Özgür-Der İl Temsilcisi Özgür Eryiğit;

“Önemsemediğimiz günahlar iç dünyamızı kirletiyor”

Amasya Özgür-Der İl Temsilcisi Özgür Eryiğit, Dış temizlik kadar iç dünyamızın da te-mizliğine dikkat etmeliyiz dedi.
Eryiğit konuşmasında; “İnsanın bedeni, elbisesi, evi, arabası kirlendiği gibi iç dünyası da kirleniyor. Kirlenmeyen insan var mıdır? Her insan kirlenir. Her insanın elbisesi, ara-bası, evi kirlenir. Varsayalım herhangi bir işte çalışmıyor olsa da insan yine kirleniyor. Otur-duğu yerde kirleniyor insan, kaldığı yerde kirleniyor arabası.
İnsanın şu dünyada kirlenmemesi, kire bulaşmaması mümkün değil. Yaşadığımız dünya, içinde kir barındıran bir dünya. Ne ka-dar temiz kalmaya çalışsak da bir şekilde dış etkenlerle de olsa kirleniyoruz.
Allah kirlendikten sonra temizlenenleri se-ver. Tevbe suresinin 108. ayetinin son cümlesinde vurgulanan “Allah temizlenenleri sever” ifadesi Kur`an`da değişik şekillerde birkaç yerde geçiyor. Dikkat edilirse “Allah temiz kalanları sever” denmiyor veya “Allah kirlenmeyenleri sever” denmiyor. Çünkü Allah yarattığı insanı ve dünyayı çok iyi tanı-yor. İnsanın fıtratını, yaşam ve çevre şartlarını çok iyi biliyor. Her insanın kirleneceğini ve kirlenmemesinin mümkün olmadığını çok iyi biliyor. Bu sebeple, insandan mümkün olma-yanı, yani mutlak manada temiz kalmasını veya mutlak manada hiçbir şekilde kirlen-memesini istemiyor. Mümkün olanı, yani şu veya bu sebeple kirlendikten sonra temizlen-mesini istiyor. Ayet üzerinde biraz düşünecek olursak; “Allah kirlendikten sonra temiz-lenenleri sever.” şeklinde ayeti ifade ede-biliriz.
Kirlenmemek mümkün değil, peki kirli kalmak mümkün mü? Yani bedenimiz, elbi-semiz, evimiz, arabamız kirlendikten sonra temizlemeden kirli yaşamak mümkün mü? Pek tabi mümkün! Ancak sağlıklı ve uzun ya-şamanın mümkün olmadığı bir yaşam. Hastalık ve ölüm üreten bir yaşam.Kirli bir beden ve elbise hastalık üretir. Çöpleri ortalıkta ve pisliği açıkta akan bir şehir ölüm üretir. Çevrenin ve şehrin maddi kirliliği nasıl genele sirayet edi-yor ve bundan kurtulmak nasıl mümkün değilse; hayatın manevi kirliliği de genele sirayet ediyor ve bundan kurtulmak mümkün değil. Az çok herkese maddi ve manevi kir bulaşıyor.
Rabbimiz Müddessir suresinin 4. ve 5. Ayetlerinde şöyle buyuruyor: Elbiseni terte-miz tut. Kötü şeyleri terket.” Ayet maddi temizliğin önemini vurguladığı gibi aynı za-manda manevi temizliğin de önemini vur-guluyor.
Elbette maddi temizliğimize dikkat edeceğiz. Elbiselerimizin, saçımızın, evimizin, bulunduğumuz ortamın temizliğine dikkat etmeliyiz. Dış temizlik kadar iç dünya-mızın da temizliğine çok dikkat etmek duru-mundayız.
Önemsemediğimiz günahlar iç dünyamızı kirletiyor
Yaşadığımız dünyada bizleri manevi ola-rak kirleten o kadar çok şeyle karşılaşıyoruz ki. Evlerimizde izlenen ahlaksız dizilerle kirleniyoruz. İnternette, sosyal medyada boş ve anlamsız şeylerle vaktimizi tüketerek kirleniyoruz. Arkadaş ortamlarında yap-tığımız gıybet, dedikodularla kirleniyoruz. Birbirimize karşı beslediğimiz kin ve nefret-lerle kirleniyoruz. Aşırı tüketim çılgınlığı ve doyumsuzluğumuzla kirleniyoruz. Rabbi-mize karşı sorumlu olduğumuz ibadetleri yerine getirmeyerek kirleniyoruz. Kendimizi insanlardan büyük görerek kirleniyoruz. Kendi kusurlarımızı görmeyip başkalarının kusurlarıyla ilgilenerek kirleniyoruz. Birbirimizin hakkını yiyerek kirleniyoruz. Allah’ın bizlere verdiği imkanlardan ihtiyaç sahiplerine vermeyerek kirleniyoruz. Dünyalık elde etmek için ahiretimizi arkaya atarak kirleniyoruz. Yaptığımız işlerde Allah’ın ölçülerine göre hareket etmeyerek kirleniyoruz. Dünyalık kazanç uğruna yaptı-ğımız alavere, dalaverelerle kirleniyoruz. Hayatımızın merkezine dünyalıklarımızı koyarak kirleniyoruz. Allah’ın mesajı, hayat rehberimiz Kuran’ı hakkıyla okumayarak kirleniyoruz.
Namazlarımıza itina göstermeyerek kirleniyoruz. Toplumda şahit olduğumuz ahlaksızlık, iffetsizlik, vurdumduymazlıklarla kirleniyoruz. Daha neler neler bizleri kirletiyor.
Akıl, düşünce ve fikirlerle kirleniyor. Hafıza, görüntülerle kirleniyor.
Ruh, dünyevileşmek ile kirleniyor. Kalp günahlarla kirleniyor. Peygamber (as) bir rivayette şöyle buyuruyor: “Kul bir günah işlediğinde, kalbinde siyah bir nokta belirir. Eğer o günahından tevbe edip uzaklaşırsa kalbi saydamlaşır. Eğer tevbe etmeyip günah işlemeye devam ederse, o siyah nokta artar ve kalbi istila eder. İşte Yüce Allah’ın Kuran’da zikrettiği kalp kirlenmesi, budur” (İbn Mace, Zühd, Bab: 29)
Bu kadar kirlendiğimiz ortamda temiz-lenmek için gayret etmezsek hadiste de belir-tildiği gibi kalplerimiz paslaşıp katılaşacak ve günahlara karşı duyarsız hale geleceğiz. Zaten yaşadığımız ortam da maalesef böyle. Günahlar artık insanları rahatsız etmiyor. İnsanlar Allah’ın ölçülerini çiğnedikleri için bir sıkıntı duymuyorlar. Doğru, dürüst olma-ya çalışanların enayi yerine konulduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Her şeyin maddiyat üzerinden anlam kazandığı bir dö-nemde manevi değerler teker teker yitiriliyor. Hepimiz de bu durumlara şahit oluyoruz.
Günahlarla kirlenen kalplerimizi tevbe ve ibadetlerle temizlemeye çalışmalıyız
Böyle bir durumda yapılması gereken; ayetin ifadesi ile temizlenmektir. İnsan elbi-sesini yıkıyor, bedenini de haftada bir iki yıkı-yor. Manevi uzuvlarını da yıkamalı, temiz-lemeli. Batıl inanç ve fikirlerle kirlenen akıl, tefekkür ile temizlenir. Günahlarla kirlenen kalp, tövbe ile temizlenir. Dünyevileşme ile kirlenen ruh, hususan oruç ve namaz başta olmak üzere ibadet ile temizlenir. Görüntülerle kirlenen hafıza, Kur`an ile for-matlanarak temizlenir.
Kirlerden kurtulmak ve arınmak için gayret etmek durumundayız. Kuranla olan ilişkimizi tekrar gözden geçirelim. Rabbimize karşı sorumluluklarımızda hangi zaaflarımız olduğu konusunda muhasebe yapalım. Evlerimizi Allah’ın rahmetini celb edecek me-kanlara dönüştürmek için gayret edelim. Kendimizi ve ailemizi yakıtı insan ve taş olan cehennemden korumak için mücadele edelim.
Mazlumların kurtuluşu için Allah’a dua edelim. Rabbimiz bizleri her türlü şirkten, pislikten muhafaza eylesin. Bizleri temizlenmiş olarak katına gidebilmeyi nasip eylesin.” Diye konuştu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı