Gündem

AMASYA’DA DOKTORLAR İŞ BIRAKMA EYLEMİ YAPTI

Hekim-sen, Tabib-sen ve Hekim Birliği Sendikaları Amasya Üni-versitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim Araştırma Hastanesinde ortak bir basın açıklam-asında bulundular.
Hekim-Sen, Tabib-Sen ve Hekim Birliği Sendikaları adına Hastane bahçesinde açıklama yapan Dr Erhan Ahun yaptığı basın açıkla-masında şunları belirtti: “Biz Hekimler olarak savaşta, salgında, her koşul-da halkımızın yanında olmak için yıllardır özveriyle çalışmaktayız.”dedi
Aynı zamanda özlük haklarımızın kaybı, malp-raktis davaları, uygunsuz çalışma koşulları, sözel, fiziki, psikolojik saldırıya uğramak ve hatta öldü-rülmek gibi problemler ile de uğraşmaktayız.
Hekimlerin giderek artan problemleri hekim kuruluşları ve sendikalar tarafından çeşitli mecra-larda dile getirilmiş, problemlerden bahsedilmiş, çözüm beklentileri anlatıl-mıştır.
Hekimler olarak öncelikli sorunlarımız arasındaki sağlıkta şiddet olayları ve malpraktis davalarına ilişkin olarak bakanlığımı-zın girişimleri neticesinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde geçen hafta yasa-laşan hususlar tüm tabipleri umutlandırmıştır. Ancak hekimler olarak en önemli sorunlar arasında gördüğümüz özlük hakla-rımızda ve mali imkanları-mızdaki gerilemeye yönelik bir düzenlemenin aradan geçen bu kadar zamana rağmen halen yapılmamış olması tüm meslektaş-larımızı ciddi şekilde artarak etkilemeye devam etmektedir.
Biz Hekimler, Hekime karşı işlenen şiddet olay-larında, hükmün açıklan-masının geri bırakılmasının (HAGB) uygulanmasını ve gelişmiş ülkelerde olduğu gibi etkili tedbirler almasını bekliyoruz.
İnsanca yaşamamızı sağlayacak, emekliliğimize yansıyan, performansa dayalı olmayan, güvenceli temel bir maaş talep ediyoruz.
Halkımıza doğru tanı koymak için en az 15-20 dakika muayene süresi ayırabilmek istiyoruz. Hastaların aylarca randevu sırası beklemediği, sağlıklı uygulanabilir bir sevk zin-ciri istiyoruz. Malpraktis davalarında tamamen devlet korumasına girmeyi ve Hekimlerin malpraktis dosyaları hakkında karar verecek kurulun tamamına yakınının bağımsız Hekim-lerden oluşmasını istiyoruz. Hekimlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre değil, bizlerin de görüşü alınarak çıkarılacak Hekimlik Kanunu’na tabi olmasını talep ediyoruz. Diğer memurlar gibi Hekimlerin de SABİM üzerinden şikayet edilmesini kabul etmiyoruz ve SABİM’in derhal kaldırılmasını talep ediyoruz. Artık zulme dönen geçici görevlendirmelerin bitme-sini, Hekimlerin güvenceli çalışma koşullarının sağlanmasını istiyoruz. Asistan Hekimlerimizin hak ettikleri maaşları almalarını ve 36 saat nöbet tutmak zorunda kalmayacakları daha insani çalışma saatleri talep ediyoruz. TUS ve DUS’ta asistan Hekimlerin kaliteli eğitim alabilmeleri için belirlenen azami sayıların çok üzerinde kadro açılmasını istiyoruz. Aile Hekimlerimizin koruyucu hekimlik hizmetini verebilmelerinin sağlanmasını, izin için vekalet bırakma sisteminin kaldırılmasını, ceza yönetmeliğinin iptal edilmesini, aile sağlığı merkezlerinde personel eksikliklerinin bir an önce çözülmesini, nüfustan bağımsız temel maaş verilmesini, kronik hastalık takip sisteminin iptal edilmesini, cari giderlerin enflasyon oranında revize edilmesini, hizmet binalarının kamu tarafından tahsis edilmesini, kamusal hizmet veren aile hekimliği merkezlerinin elektrik ve su gibi harcama kalemlerinin kamu tarafından karşılanmasını talep ediyoruz. Diş Hekimlerimiz için; dört el kuralına uygun olarak yardımcı verilmesini, hastalara kaliteli malzemeler ile hizmet sunulmasının sağlanmasını, Diş Hekimlerimizin girişimsel işlemleri yapabilmeleri için yeterli zamana sahip olmalarını ve bunun için de günde 10 MHRS dışında hasta bakıl-mamasını, acil statüsü olmayan Diş Hekimliği için 24 saat nöbet uygulama-sının kaldırılmasını, birim performans katsayısının kaldırılarak temel maaş almalarını istiyoruz.
Bizler öldürülmemek, şiddete uğramamak, halkımıza hakkı ile sağlık hizmeti sunabilmek, geçim derdine düşmemek, ömür boyu çalışsak da ödeyemeyeceğimiz tazminatlar ile karşılaşmamak ve emekiliğimizde ek iş yapmadan rahatça geçinebileceğimiz bir maaş alabilmek adına, yetkililerin müjde verme tarihleri olan 1 Aralık 2021 den itibaren taleplerimiz yönünde herhangi bir kararın şu ana kadar icraata geçirilmediğini görmemiz nedeniyle anayasal dayanağı olan meşru iş bırakma hakkımızı kullanıyoruz.”şeklinde konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.