Gündem

AMASYA’DA ÜLKEYİ YÖNETENLERİ UYARIYORUM!

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce Amasya’yı ziyaret ederek Sarı Konak Otelinde basın mensupları ile bir araya geldi.
Memleket Partisi İl Binasında vatandaşa seslenen İnce daha sonra Amasyalı esnafları ziyaret etti. Esnafla sohbet edip sorunlarını dinleyen Genel Başkan İnce’ye ziyareti sırasında Memleket Partisi İl
2002’de iktidara gelen Ak Parti’nin belirlediği ekonomik hedeflerini gerçekleştiremediğini ve Türkiye’nin ekonomik bir çöküşle karşı karşıya olduğunu söyledi.
Başkan İnce; “Bu yıl AKP iktidarının 20. yılı. 20 yıl önce dünyada ilk 10 ekonominin arasına gireceğiz dediler. Kişi başı 25 bin dolar gelirimiz olacaktı, milli gelirimiz de 2 trilyon dolar olacaktı. Hiçbiri olmadı. Bırak dünya ekonomisi sıralamasında ilk 10’a girmeyi, 20 ile 21 arasında gidip geliyoruz hatta daha da geriye düştük. 2 trilyon dolar ortada yok, 25 bin doları kim kaybetmiş de biz bulalım? 19-20 yılın sonunda hiçbir hedef tutmadı.
Bir ekonomik çöküş ile karşı karşıyayız. Enkazla karşı karşıyayız. Merkez Bankasının döviz rezervi eksi -55,8 milyar dolar. 2002’de iktidara geldiklerinde dolar 1.60’tı, bugün 13,5 lira.” 18 lirayı da gördü ayrıca.”dedi

“GÜVEN SIFIR, TORPİL VE AHLAKSIZLIK TAVAN YAPMIŞ!”
İnsanların KPSS’de dereceye girip mülakatta elenmesini ahlaksızlık olarak niteleyen İnce, dev-letin kurumlarına güvenin kalmadığını söyledi.
“Türkiye’de her 3 gençten 1’i işsiz. 453 milyar dolar borç var. Bankalardaki mevduatın yüzde 63,2’si döviz cinsinden, devletin kurumlarına güven kalma-mış. Ne Merkez Bankasına güven var, ne TÜİK’e güven var, ne yargıya güven var. kimse güvenmiyor.
Güven sıfır, torpil ve ahlaksızlık tavan yapmış! KPSS’den 95 puan alan genci elemek için mülakatta 50 puan verip devre dışı bırakıyorlar.”
FAİZE HİBE DİYEN, CAİZDİR DİYEN İCAZET VEREN DİN ADAMI GÖRÜNÜMLÜLER VAR
Faizin caiz olduğunu savunanların din adamı değil din adamı görünümlü olduğunun altını çizen İnce, “Bunlar doğan görünümlü şahin” dedi.
“Faize hibe diyen, caizdir diyen icazet veren din adamı görünümlüler var. Din adamı değil din adamı görünümlüler; bunlar doğan görünümlü şahin!”
“ÜRETTİĞİMİZ BUĞDAY BİZE YETMİ-YOR”
Ekilen buğdayın ülkeye yetmediğini ve buğdayda dışa bağımlı hale geldiğini söyleyen İnce, çiftçinin desteklenmediğini söyledi. TÜİK’in enflasyon verilerinin inandırıcılıktan uzak olduğunu buna rağ-men, “TÜİK bile gıda enflas-yonunun yüzde 43,80 oldu-ğunu söylüyor bu kıtlık demektir” diyen İnce sözlerini şöyle sürdürdü:
2003’te Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde Türkiye 19 milyon ton buğday üretiyordu. 2021’de 16 bin ton buğday üretmişiz. Üret-tiğimiz buğday bize yetmiyor.
2002’de iktidara geldiklerinde Türkiye’nin 26 milyon 579 bin hektar ekili alanı varmış, 2020’de 23 milyona düşmüş.
O inanmadığımız TÜİK bile gıda enflasyonunun yüzde 43,80 olduğunu söylüyor.
Gıda enflasyonu yüzde 43,80 ama tarıma destek yüzde 12,5 artmış. Bu şu demektir; bu kıtlık demek-tir, bu açlık demektir, bu marketlerdeki rafların boşalması demektir. bu itha-lat demektir. Ben Türk çiftçisini bezdireceğim dışardaki çiftçilere çalışa-cağım, millet de pahalıya gıda tüketecek demektir.
Yine inanmadığımız TÜİK’e göre bile margarin fiyatları bir yılda yüzde 114 artmış, un ve tavuk yüzde 86, Ayçiçek yağı yüzde 76, nohut yüzde 66, mercimek yüzde 61, makarna yüze 60, ekmek yüzde 54 artmış. Ama tarım desteği yüzde 12.5 artmış.”
AMASYA’DA ÜLKEYİ YÖNETENLERİ UYARIYORUM!
Tarımda ithalatın son bulmasını Ukraynalı üretici yerine Amasyalı çiftçinin desteklenmesi gerektiğini belirten İnce Amasya’da bulunan tarım alanları ile ilgili verileri açıkladı ve ili-mizde yapılan tarımın des-teklenmesi için çiftçiden alınan vergilerin düşürülmesi gerektiğini söyledi.
“Amasya’dan ülkeyi yönetenleri uyarıyorum; vatandaş perişan, bu kafayla devam ederseniz bunun sonu felakettir. Derhal üretim seferberliği başlatılmalı. Tarımda itha-latı unutun, yetmiyorsa dışardan alırız kafasını terk edin.
FELAKET KAPIMIZDADIR
Ukraynalı buğdaycıyı düşüneceğinize Amasyalı buğdaycıyı düşünün. Ukray-nalı Aleksandra çalışa-cağınıza Amasyalı Ali’ye çalışın. Amasya’da kurum tarım alanı yüzde 63, sulu tarım alanı yüzde 37. Derhal su kanunu çıkar-mamız lazım. Türkiye’de sulamanın yüzde 75’i vahşi sulama ile yapılıyor derhal bunu çözmemiz lazım. Amasya’da kuru tarım yüzde 63, sulu tarım 37 ise bunu tersine çevirmeliyiz. Bunu yapabilmeliyiz. Tohum, gübre, ilaç, yem, elektrik vergilerini derhal düşürün. Felaket kapımız-dadır tekrar tekrar uyarı-yorum.
Havza bazlı üretime, planlı üretime derhal geçin. GSMH’nin yüzde 1’ini tarımı desteklemeye mutlaka verin. Şu meraları bir daha elden geçirin. Çobanların ve tarımda çalı-şan kadınların SSK primlerini devlet ödesin.
Hazine arazilerini ekime açın, hazine arazilerinden kira almayı bırakın. Bu aptallıktır, işi bilmemektir. Hazine arazisini 10 yıl ekme garantisini verene ve ekene bedava verin. Korkmayın bir şey olmaz, ülke böyle kalkınır. ama 10 yıl ekmek şartıyla verin. Eşeği kay-bedip bulduran bir iktidar var. Şu anda ocak ayında değil de eylül ayında oldu-ğumuzu varsayalım. Henüz dolar 18 liraya çıkmamış o fırtınaları atlatmışız.””dedi
Eylül ayına geri dönelim merkez bankası politika faizi 18, Enflasyon 19,58 Dolar 8,40 yani hiçbir şey yapmasalardı eylülden itibaren dolar 8,40 olurdu.
İnatlaşma uğruna bu millete yalan söyleme uğruna ve onları kandırma uğruna bugün merkez bankasının politika faizi 14 inanmadığımız TÜİK’e göre 36 oldu
Soğan pahalandı doğal-gazı elektriği mazotu pahalandı.
Mazot,elektrik,doğalgaz hepsi pahalandı ilaç,millet nereyi basacak değerli arkadaşlarıM Türkiye bunları çözmelidir. bu iktidar bu Erdoğan Ata binip hedefe gitmek derdinde değildir. Türkiyeyi kalkındırmak gibi bir niyeti yok artık.sadece atın üzerin-de kalmak istiyor ilerleme gibi bir derdi yok.
Türkiyenin yapısal sorunlarını çözmeliyiz
Önce okul yargıdan başlamalıyız güven veren,adil,etkin hızlı bir yargı ve devlette olan Tüik’e olan güveni Trt’ye olan güveni Ösym olan güveni yeniden kurmalıyız.”dedi
Bizim lise öğrencisi olduğumuz yıllardaki gibi 85 milyon insan ÖSYM güvenmelidir. Bunu yeniden kurmalıyız. Bakın doktor-larımız bu ülkeyi terk ediyor.Liyakatı yeniden geri getirmeliyiz.
Rekabete açık kamunun mutlaka kurmalıyız şeffaf hesap veren bir devlet yönetimi oluşturmalıyız.”ifadelerine yer verdi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı