Gündem

AMASYA’YI GÖRMEDİYSENİZ, GERÇEKTEN EN GÜZELİNİ GÖRMEDİNİZ

Ak Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil, 8.500 yıllık tarihe sahip, 14 medeniyete ev sahipliği yapmış, Osmanlı İmparatorluğuna 2. Defa kuruculuk yapmış, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun besmelesinin çekildiği, 24 milyon km2’ye, 3 kıtaya, 7 denize hükmeden Osmanlıya sultan yetiştirmiş şehzadeler şehri Amasya’mızdaki Selçuklu eserleri hakkında olacaktır.”dedi
Vekil Mustafa Levent Karahocagil sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: İki dağın, Harşene Dağı ile Ferhat Dağı’nın ortasında kalan Amasya’mızın, girişinden çıkışına kadar her metrekaresinde eski eserlere, tarihi görsellere, evliyalara-enbiyalara, alimlere-ulemalara, şehitlere- şuhedalara rastlarız.
Bu konuda anlatılan onlarca hikayeden biri, Ferhat arasından Amasya’ya ilk defa gelen kalp gözü açık bir paşa, girişten çıkışa kadar ayakta ve selamda durmuş, “Her adımında bir alim, bir ulema , bir evliya gördüm oturamadım.” diye itirafta bulunmuş.1071 Malazgirt Zaferi sonrası, Sultan Alparslan’ın komutanla-rından, Danişmentli Beyliği’nin kurucusu Ahmet Gazi tarafından 14 Şubat 1075 tarihinde fethedil-miştir, Amasyamız.
İslamla müşerref olduktan sonra Amasyamız Alimlerin, ulamaların, Velilerin , Evliyaların , Zahit’lerin mekanı olmuş, Selçuklu ve Osmanlı eser-leriyle donatılmıştır.
Amasya, Selçuklunun, Osmanlı’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin, kültür hazinesi, ilim ve eğitim yuvası olmuştur.
Danişmendli’lerin yak-laşık yüzyıl süren egemenlik dönemi, Selçuklu Sultanı II.Kılıç Arslan’ın 1175 yılın-da Amasya’yı ele geçirmesi ile sona ermiştir.
Böylece Amasya şehri ve civarı Selçuklu egemenliği altına girmiştir.
II. Kılıçarslan ilk iş olarak Harşena Kalesi’nin iç kale bugünkü adıyla İçerişehir’deki surları onardı.
İçerişehirde bir saray, han, hamam ve imaret yaptırmış, hatta devleti bu saraydan bir süre yönet-miştir.
Anadolu Selçukluları döneminde, Amasya ‘mızın adı “Dar’ül İzz” di. Yani, İzzet ve mutluluk yeri anlamında. Hamdolsun ilimiz aynı isme layık devam ediyor. Amasya’da şehzade terbiyesini, şehzade kültürünü fark edebilirsiniz.
Selçuklu eserlerimize gelince,
“Halifet Gazi Türbesi ve Medresesi”, Gökmedrese Mahallemizde, küçük bir külliye şeklinde, Selçuklu komutan Mübarizeddin Halifet Alp Gazi tarafından yaptırılmıştır. 1225 yılında yapıldığı tahmin ediliyor.
“Burmalı Minare Camii”, 1242 yılında II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in Veziri, Emir Ferruh ve kardeşi Haznedarı Yusuf tarafından yaptırılmıştır. İsmini minaresinden alan cami-mizin ilk yapımında mina-resi ahşaptı. 1590 yılında depremde ve 1602 deki yangında iyice zarar gören caminin minaresi, 1730 yılındaki yangın ile tama-men yıkıldı.Osmanlı döneminde taştan, yivli yapıldı. Dere Mahallesinde bulunmaktadır.
“Gökmedrese Camii”, 1267 yılında Seyfeddin Torumtay tarafından, cami, medrese ve türbe den oluşan kapalı bir külliye şeklinde yapılmıştır. İsmini bulun-duğu mahalleden alan külliyemizde daha önceleri, bitişiğinde merdivenle inilen mumyalıkta 6 adet mumya bulunmaktaydı. Camiye giriş yerinde güneşin hare-ketlerini izleme için özel tasarlanmış kısım bulunduğundan hem cami ve hem de Rasathane olarak inşa edildiği söylenir.
“Selçuklu Çeşmesi”, Gökmedrese Camii’nin kuzey-doğu köşesinde inşa edilmiştir. Selçuklu mimarisinin tüm özellik-lerini taşır.
“Darüşşifa’nın (Bimar-hane)”, yapımı Anadolu Selçuklu Devleti’nin sonlarına doğru, 1308 tarihinde İlhanlı Sultanı Olcayto Muhammed Hüda-bende’nin hanımı İlduş Hatun adına yaptırılmıştır.
Darüşşifanın giriş kapısındaki taş kabartmalar Selçuklu taş işçiliğinin doruk noktasına ulaştığının ender örneklerindendir.
Amasyalı meşhur cerrah hekim, Sabuncuzade Şerefettin burada yetişmiş ve bugün dahi tıp fakül-telerinde ders kitabı olarak okutulan “Cerrahiyetü’l Haniyye” adlı minyatürlü tıp kitabını 1466 tarihinde burada yazmıştır.
“Sultan I. Mesut Türbesi” 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Türbenin alt katı cenazelik, üst katı ziyaret mahalli olarak tanzim edilmiştir. Selçuklu Sultanı I. Mesut’un türbesidir.
“Torumtay Türbesi”, Selçuklu döneminin önemli eserlerindendir. Seyfettin Torumtay tarafından yaptırılmış, külliye şeklinde eserlerdendir. Türbede Seyfettin Torumtay’ın ailesinden 8 kişinin de mezarı bulunmaktadır.
“Şehitler Türbesi”, Gökmedrese Camii’nin kuzey-doğu köşesinde ve camiye bitişik nizamda inşa edilmiştir. İki katlı türbenin bodrum katında mumyalar bulunmuştur.
“Cumudar Kümbeti”, Burmalı Minare Camii’nin kuzey-doğu köşesinde camiye bitişik inşa edilmiştir. Kümbet iki katlıdır. Bodrum mumyalık, üst kat sandukalık olarak kullanılmıştır.
“Tacettin Altunbaş Kümbeti”, Taceddin Altun-baş Anadolu Selçukluların Konya tahtındaki son Selçuklu sultanı II. Gıya-seddin Mesut’un oğludur. II.Gıyaseddin Mesut 1288’de ölümü ile Tacettin Altınbaş, Selçuklu-ların son hüküm-darı olarak tahta geçmiştir.
“Kuş Köprü” Bayezid Paşa Mahallesi ile Şamlar Ma hallesi’ni birbirine bağlar. Köprü Pontus Krallığı döneminde yapıldığı, Roma-lılar tarafından yenilenmiş, köprünün temelleri üzerine 1145 tarihinde Sultan Mesut’un kızı Hundi Hatun köprüyü yeniden inşa ve ihya etmiştir. “Meydan Köprüsü”, bugünkü İstasyon Köprüsü Amasya Kalesi’nin batıdan girişinde bulunmaktadır. Bu köprüde 1145 tarihinde Selçuklu Sultanı I. Mesut tarafından yapılmıştır.
“Yıldız Hamamı” İçerişehirde, “Çukur Hamam” olarak da adlan-dırılır. Bugün dahi faaliyette olan hamamımız halkamıza hizmet vermeye devam etmektedir.
Selçuklu Sultanı I. Me-sut’un emirlerinden Rıdvan Bey tarafından 1145 tarihinde yaptırıldığı bilinmektedir.
Amasya geçmişinden aldığı güçle geleceğe yelken açmış, genç ve dinamik nüfusu ile ülkesine hizmetin en güzelini yapma gayreti ve çabasında olan 81 il içerisinde parmakla göste-rilecek şehzade geleneği, göreneği, terbiyesi ve kültürü ile ilimize bir geleni tekrar görme, tekrar ziyaret etme hayalleri kurdurtan izzet ve mutluluk şehridir.
Amasya’yı görmediyseniz, gerçekten en güzelini görmediniz diyor, tüm ülke insanını en güzelini görmeye davet ediyorum. TBMM çatısı altında görev yapan, hem de Atatürk’ün kurduğu bir partide milletvekilliği yapan, ama milletten aldığı yetkiyi ne yazık ki milletin aleyhine kullanan, vatan haini PKK’ya tek laf etme-yip, bu hainleri bertaraf eden İHA’lara, SİHA’lara ve savunma sanayi araçlarını üreten, tarihte, gelecekte isminden onurla gururla bahsedilecek olan Selçuk Bayraktar’a laf söyleyen CHP’li vekili alenen ve esefle kınıyorum.
İHA’lardan, SİHA’lardan, uzun ve kısa menzilli füzelerden, füze fırlatma rampalarından, savunma sanayinin, milli olması adına üretilen tüm araçlardan, Yunan korksun- ürksün, ABD’si, Rumu, Fransızı, İngilizi korksun, ürksün, çünkü onlar güçten anlar, onlar silahtan anlar, ürker, çekinirler.
Sana ne oluyor bre Türkiye Cumhuriyeti millet-vekili. Yanlış mı tanıyoruz, yoksa bilmediğimiz başka şeyler mi var?
Selçuk Bayraktar’ı yargılayacak vatan hain-lerini asıl Bu millet öyle bir yargılar ki,sadece kendine değil tüm etrafına zarar verir diyor saygılar sunu-yorum.”ifadelere yer verdi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı