Son Dakika

Anadolu Arkeolojisinde Amasya Coğrafyanın önemli Bir Yeri

Amasya Harşena Kalesi, Kızlar Sarayı, Oluz Höyük 2021 yılı arkeolojik kazı bilgilendirme toplan-tısı Amasya Belediyesi Kültür merkezinde yapıl-dı. Bilgilendirme Toplan-tısına katılan Oluz Höyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, 2007’de başlayan Oluz Höyük kazılarının 3 Aralık itiba-riyle tamamlandığını söy-ledi.
Prof. Dr. Şevket Dönmez 2007’den bu yana Oluz Höyük kazılarında ortaya çıkan bulguları değerlen-dirdiği konuşmasında;
“Amasya ilinin ilk multidisipliner ve uzun süreli arkeolojik kazı proje-si olan Oluz Höyük Siste-matik Arkeolojik Kazıları-nın 2021 dönemi 3 Aralık tarihinde sona ermiş ve 15. Sezonu tamamlamıştır.
İlk kazmanın vurulduğu 2007 yılından bugüne değin açığa çıkan birbirinden önemli bul-gular Amasya tarihinimiş’li geçmiş zamanın di’li geçmiş zamana dönüştür-meye başlamıştır.
Oluz Höyük’te bugüne değin yapılan çalışmalarda yazının olmadığı Geç Kalkolitik Çağ’dan (MÖ 4.000) başlayan yerleşim tarihinin Anadolu’ya ilk ge-len Türklerin (MS 970) izlerinin saptandığı 10. Yüzyıla kadar uzandığı belirlenmiştir.
Gözlek Köyü’nün 2 km kuzeybatısında, Oluz Köyünün ise yaklaşık 5 km doğusunda bulunan Oluz Höyük, Amasya-Çorum karayolunun 3 km güneyin-de Gökhöyük TİGEM arazisi içinde yer almaktadır.Yeşilırmak’ın önemli kollarından Çekerek Irmağının 4 km kuzeyinde ve verimli Geldingen Ovası’nın batı kenarında konumlanmıştır. 280 x 260 m boyutunda, hemen he-men yuvarlak şekilli, ova seviyesinden yaklaşık 15 m yüksekliğindeki Oluz Hö-yük yaklaşık 50 dönümlük bir alana sahiptir.
5 Temmuz günü depo etüt ve yayın, 3 Ağustos gü-nü ise arazi çalışmaları ile başlayan ve bugüne değin devam eden Oluz Höyük kazı çalışmalarının 2021 döneminde açığa çıkan eşsiz bulgular, Anadolu arkeoloji-sinde Amasya coğrafyasının çok önemli bir yeri oldu-ğunu göstermektedir.” Dedi.
İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yapılan kazı çalışmaların-da;12 akademisyen, 5 arkeolog, 2 stajyer öğrenci, 2 konservatör, 3 işçi ile sürdürülen kazılarda, Hitit ve Frig Krallıkları ile Pers (Akamenid) İmparatorluğu kültür tabakaları araştırılıyor. Oluz Höyük Kazıları 2021 dönemi çalışmalarında Bakanlık Yetkili Uzmanı olarak Rize Müzesi’nden Arkeolog Mustafa Kantemır görev yapıyor.
MÖ 1200-1000 yıllarına ait gün yüzüne çıkartılan kalıntıların arasında buğday tohumuna rastladıklarını söyleyen Prof. Dr. Şevket Dönmez;
“Kazı alanının kuzeyinde yapılan derinleşme çalış-maları sırasında Hitit Krallığının yıkılmasına tanıklık eden Çöküş Dönemi’ne (MÖ 1200-1000) ait kalıntılar açığa çıkarıldı. Bunlar içinde özellikle buğday ve fiğ tohumların yakılması ile gerçekleş-tirilmiş bir dinsel ayine ait kömürleşmiş tohum kalın-tıları, Hititlerin yıkılış sürecindeki inanç sistemi-nin ritüel ve pratiklerini ilk kez tanımamıza olanak sağ-lamıştır.
Oluz Höyük’ün Frig Krallığı Döneminde önemli bir dinsel merkez olduğunu gösteren Kubaba (Ani Tanrıça) Sunaga’nda ger-çekleştirilen kazıların tamamlanması ile rest-orasyona yönelik belgeleme ve projelendirme çalışma-larına başlandı. Ocak ayı itibari ile Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’ne sunulacak projelerin onaylanması sonrası 2022 yılında Kubaha Sunagi’nin restorasyonu ve koruma çatısı imalatı gerçekleş-tirilecektir.
Oluz Höyük’te yaklaşık olarak MÖ 450 yıllarında Pers kökenli Akhamenid bir zümrenin yerleşmiş olduğu, mimarideki köklü değişim ile taşınabilir maddi kültür bulgularınım işaret ettiği üzere, kültürdeki yenilik-lerden anlaşılmaktadır. Anadolu’yu MO 550’den MÖ 330 yılına değin 220 yıl boyunca merkezden atadıkları satraplarla yöneten Perslerin Orta Ana-dolu’da Amasya coğrafya-sının dahil olduğu Kapa-dokya Satraplığı’na büyük bir önem vermiş oldukları bilinmektedir. Bu süreç içinde Persler’in Akamenid İmparatorluğu Dönemi’nde organize bir din halini almakta olan Ateş Kültü inancını da yanlarında Oluz Höyük’te taşımış oldukları arkeolojik kazılar sonunda gün ışığına çıkarılan bulgular ile de desteklen-mektedir. Ateşgede. Ibadet-hane, Kutsal Alan ve Kutsal Kul Alanları gibi inanç ile doğrudan ilişkili ögelerin ortaya çıkarıldığı Oluz Höyük’te ateşe saygı duyan, çok tanrılı inançlardan uzak duran ve monoteizm (tek tanrılı inanç) sisteminde yaşamış bir toplumun MÖ 450-300 deki izleri araştırılmaktadır.
Pers Yolu’nun kuzeyde sona erdiği anıtsal girişin hemen batısında bulunan alanda saray kompleksinin mutfakları açığa çıkarılmıştır.
Yan yana üç odadan oluşan mutfak yapılarının kuzeyindeki avluda taş tezgahlar ile öğütme taşları ile kesiciler bulundu. Bu alanda aynı zamanda çok sayıda pişirilmiş ve türetilmiş koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlara ait kemik kalıntıları ile kömürleşmiş ekmeklik buğ-day tohumları bulundu. Söz konusu bulgular Orta Anadolu ve Karadeniz Böl-gesi’nin en eski mutfağının Amasya’da keşfedilmiş olduğu anlamına gelmek-tedir.” İfadelerini kullandı.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Dönmez; “2021 Dönemi Oluz Höyük Kazı Çalışmalarını yapmamıza izin veren ve maddi destek sağlayan. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu’na teşekkür ederiz. Maddi ve manevi destek-lerini her zaman gördüğümüz Amasya Valisi Sayın Mustafa Masatlı ile Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı’ya teşekkü-rlerimizi sunarız. İlgi ve desteklerini esirgemeyen Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürü Bilal Eken, Amas-ya Belediyesi Kültür Mü-dürü Oğuzhan Zobu ile Amasya Müzesi’ne teşekkür ederiz.” ifadelerine yer verdi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı