GÜNCEL HABER

Biz kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula” dedik, “Haklarımızdan ve Hayatlarımızdan Vazgeçmiyoruz”

Biz kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula” dedik, “Haklarımızdan ve Hayatlarımızdan Vazgeçmiyoruz”

Amasya Kadınlar Platformu, İstanbul Sözleşmesi kara-rına tepki olarak Yavuz Selim Meydanı’nda basın açıkla-masında bulundu
İstanbul Sözleşmesinden ayrılma kararının geri çekil-mesini isteyen Amasya Kadın Platformu “Yaşamlarımızı gericiliğe, yobazlığa, bağnazlığa teslim etmeyeceğiz, yaşam haklarımızı kararnamelerle ortadan kaldırmasına izin ver-meyeceğiz.”dedi.
Amasya Yavuz Selim Meydanında bir araya gelen Amasya Kadın Platformu basına yaptığı açıklamada; “Kadına Yönelik Şiddet ve Ev içi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” yani bilinen adıyla İstan-bul Sözleşmesi, Cuma gecesi Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile fesh edildi.
Gece yarısı yayınlanan bu kararnamelerle halk iradesinin oluşturduğu meclis görmezden gelinerek fiili bir monarşi oluşturulmuştur. Son dönemlerde artan kadın cinayetleri, LGBTİ+ lara düşmanlığı. Uluslararası hukukta, şiddetin top-lumsal cinsiyet eşitsizliğinin kadınlara, ayrımcılığın bir sonu-cunun vurgulandığı ilk sözleşme olan İstanbul Sözleşmesini fesheden AKP iktidarı, toplumsal cinsiyet eşitliğine sal-dırmış, kadınların ayrımcılığa uğramasının önünü açmıştır.
“Yaşamlarımızı gericiliğe, yobazlığa, bağnazlığa teslim etmeyeceğiz, yaşam haklarımızı kararnamelerle ortadan kal-dırmasına izin vermeyeceğiz.”
Fiziksel, cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet, yani her türlü şiddetle mücadele konusunda “Önleme, Koruma, Ko-vuşturma ve Destek Politikalarından ” oluşan dört temel yak-laşım içeren ilk sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nin gece yarısı feshedilmesi AKP iktidarı tarafından kadına yönelik şiddetle mücadele etmeyeceğinin ilanıdır. En önemlisi, bu aynı zamanda açıkça hukuka aykırı bir kararnamedir, iptal edilemez.
Bir uluslararası sözleşme onaylandıktan sonra kanun hükmündedir ve ancak meclis tarafından feshedilebilir. Cumhurbaşkanının tek taraflı kararı ile sözleşmenin feshe-dilmesi mümkün değildir.
İktidar eliyle yapılan ça-lışmalarda halkın sadece %17’sinin İstanbul Söz-leşmesi’ne karşı olduğu, karşı olanların da radikal dini gruplar olduğu ortaya çıkmıştır.
Halkın %83’üne rağmen kadınları yaşatacak adım-ları içeren İstanbul Sözleş-mesi’ni tartışmanın ya da reddetmenin kime hizmet ettiği açıktır.
Yaşamlarımızı geri-ciliğe, yobazlığa, bağnaz-lığa teslim etmeyeceğiz, yaşam haklarımızı karar-namelerle ortadan kaldır-masına izin vermeyeceğiz.
Kadına yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve şiddete uğrayanın ko-runması, şiddet uygulaya-nın soruşturulması ve ce-zalandırılması sorumluluk-larını,devlete yükleyen İs-tanbul Sözleşmesi’nin ikti-darın hedefi olması, ikti-darın kadınlardan ve kadınların yaşam mücadelesinde sesini yükseltmesinden duyduğu ra-hatsızlığın sonucudur.
“Tüm ülkeyi etkileyecek hiç-bir karar demokrasi yok sayı-larak, halka dayatılamaz.”
“Halk istiyorsa sözleşme-den çekiliriz” diyen iktidara kar-şı halk “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” dedi.
Biz kadınlar, “İstanbul Söz-leşmesi’ni Uygula” dedik, “Haklarımızdan ve Hayatları-mızdan Vazgeçmiyoruz” dedik.
Aylardır bu taleplerimizi bulunduğumuz her yerden ilet-memişiz gibi İstanbul Sözleş-mesi’nden asla vazgeçemedi-ğimiz haykırdığımız 8 Mart’ın hemen ardından, bir gece yarısı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını Resmi Gazete’den öğrendik.
Sözleşmeden çekilme kararı Anayasa’ya ve uluslararası insan hakları hukukuna aykırıdır. İnsan haklarına aykırı faali-yette bulunmak, devletin yetkisini açıkça kötüye kullan-maktır. İstanbul Sözleşmesi yani kadınların yaşam hakkı kim-senin iki dudağının arasında değildir.
Tüm ülkeyi etkileyecek hiçbir karar demokrasi yok sayı-larak, halka dayatılamaz.
Hayatlarımıza dair kararları biz alırız! Hayatlarımızın ve haklarımızın tek bir adamın kararına, kararnamesine bağlı ol-masına izin vermiyoruz.
Bu sözleşmeyi biz kadınlar dişimizle, tırnağımızla, müca-delemiz ile kazandık. Haklarımızı elimizden almanıza, bizleri şiddete ve öldürülmeye mahkum etmenize izin verme-yeceğiz. Sözleşmeden vazgeçmiyoruz!
“Eşit, özgür, demokratik bir ülkeyi ellerimizle biz ku-racağız.”
Biz kadınlar yaşamak istiyoruz. Kadınlar yaşamak is-tiyorum çığlıklarını yükseltirken onların yaşam haklarına bir saldırıdır, İstanbul Sözleşmesini feshetmek. Kadına “öldür-sünler seni” demektir. Katilin elindeki silah, yüzündeki hınç ve nefret olmaktır. Hep söyledik yine söylüyoruz.
Kadın cinayetleri politiktir. İstanbul Sözleşmesini feshet-me kararı bu ülkedeki kadınları hiçe saymak, kadın cinayet-lerini görmezden gelmektedir. Kız Kardeşlerimizi hayatta tutamayan, tecavüzden şiddetten kurtarmayan iktidarın, ülkemizin alnına sürdüğü bir kara lekedir.
Kadınlar, kadın kazanımlarına hız kesmeden saldırıları sü-en iktidara ve onun yarattığı gerici odaklara karşı mücadele etmeye devam edecek!
Değil gece yarısı kararnamesi, yeri yarsanız, göğü başı-mıza geçirseniz haklarımızdan da hayatlarımızdan da vaz-geçmeyeceğiz. Kararlarınızı, yasalarınızı erkek iktidarınızı tanımıyoruz.
Bizler hayatımızdan, haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Sa-dece İstanbul sözleşmesi değil, 6284 sayılı Şiddet Önleme Yasasının etkin uygulanması, Nafaka hakkı, kürtaj hakkı, LGBTİ+ların hakları içinde sokakları terk etmiyoruz! Eşit, öz-gür, demokratik bir ülkeyi ellerimizle biz kuracağız.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı