Gündem

BU İŞ SINAVLA OLMAZ. SINAVA HAYIR

Türk Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi, “Öğretmenliğimizi sınavla ölç-meye karar verdiler,kabul etmi-yoruz, sınava hayır diyoruz. “dedi
Türk Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Kamil Terzi, Yavuz Selim meydanında yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Bir milyonu aşkın öğretmenimizin umutla beklediği , Öğretmenlik Meslek Kanunu nihayet 14 Şubat 2022 tarihinde yürürlüğe girdi.Ancak görüldü ki kanunun içeriği beklentileri karşılamaktan çok uzak kalmış ve adeta kadük bir halde yürür-lüğe girmiştir.
Yani dağ,fare doğurmuştur.
Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda; öğretmenlerin işine yarayacak derli toplu tek düzen-leme, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik ünvanı olacaktı ki o da sınav şartına bağlanarak kabul edilemez hale gelmiştir. Bütün öğretmenler meslek itibarlarının zedelendiğini düşünerek sınava karşı çıkmak-tadırlar.
Türk Eğitim Sen olarak açıklıkla ifade ediyoruz: Öğret-menlerin kariyer planlaması sınavla olmaz. Çünkü sınav sadece bilgiyi ölçer; oysa ki, öğretmenlik sadece bilme mesleği değil, bildiğini aktarma mesleğidir. Dolayısıyla burada esas alınması gereken tek ölçüt, deneyim, tecrübe,yani hizmet yılı olmalıdır.
Sendikamız 17 yıldır bunun mücadelesini yürütmekte ve her platformda 10 yılını dolduran her öğretmen uzman öğretmen, 20 yılını dolduran her öğretmen de başöğretmen olarak ilan edilme-lidir, demektedir.
Sınavla Uzman ve başöğret-menlik konusu bugün değil, ilk kez 2005 yılında gündeme gelmiş, Türk Eğitim-Sen o za-man da sınava karşı çıkmış ve 13 Ağustos 2005 tarihinde yönetmeliği yargıya götürmüş,ne yazık ki tüm karşı çıkışlarımıza rağmen 2006 yılında uzman ve başöğretmenlik sınavı yapıl-mıştır.
2018 yılında 2023 Eğitim Vizyon Belgesi’nde Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun çıkarılaca-ğının açıklanmasıyla birlikte; Türk Eğitim Sen ÖMK ile kariyer basamaklarının sınavsız kıdeme göre düzenlenmesi ve öğretmenlerin ilk atama-dan,emekliliğine kadar esaslı düzenleme getirilmesi için birçok talepte bulundu, her fırsatta konuyu gündemde tuttu, beklentilerini rapor haline getirip Milli Eğitim Bakanlığı’na iletti, kamuoyu oluşturdu.
Sendikamız ,8 Aralık 2021 tarihinde kariyer basamaklarının sınavla olmayacağı başta olmak üzere öğretmenlik meslek kanu-nunun içeriğine dair önerilerini 81 ilde alanlara inerek eş zamanlı kitlesel etkinliklerle kamuoyuna ve muhataplarına bir kez daha duyurdu.
Kanun teklifinin 31 Aralık 2021 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunulmasıyla bir-likte komisyon ve Genel Kurul aşamalarına bizzat katılarak meslektaşlarımızın beklentileri en üst düzeyde dile getirdik.
Öğretmenlik Meslek Kanu-nunun uygulamasına dair hazırlanmış olan yönetmelik yayınlanır yayınlanmaz, özellikle sınav şartının ve Öğretmenlerimizi mağdur ,edilecek hususların iptali için 25.05.2022 tarihinde Danıştay’a başvurduk. Öğretmenlik zaten bir uzmanlık mesleğidir. 1739 Sayılı MEB Temel Kanunu’nda öğret-menliğin uzmanlık mesleği olduğuna yer verilmiştir. Hatta çıkarılan yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu dahi mesleği böyle tanımlamıştır. “Öğretmenlik, eğitim ve öğretim ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir” denilmiştir.
Hal böyleyken soruyoruz: Öğretmenlik, hem ÖMK’da hem de 1739 sayılı kanunda madem bir ihtisas mesleği olarak tanım-lanıyor, o halde neden sınavla uzmanlık unvanı veriyorsunuz? Öğretmenlerin bilgi birikimi, tecrübesi, sınıf içi performansını hiçe sayarak sınavla kariyer planlamasının yanlışlığını göremiyor musunuz?
Şunu da hatırlatmak isteriz ki; öğretmenlik mesleğindeki kariyer sistemi, kamudaki diğer kariyer sistemleri ile karşılaştırılmamalıdır. Çünkü kamunun diğer alanlarındaki bir çalışan uzman olduğunda yaptığı işin niteliği değişmektedir.Fakat öğretmenler uzman öğret-men/başöğretmen olduğunda yaptığı işin niteliği değişme-yecektir. Öte yandan; sınavla yapılacak bir tasnifin öğretmen-lerimizi yeni ve gereksiz bir tartışmanın göbeğinde bırakacağı aşikardır. Son yıllarda zaten yıpratılmış olan mesleki saygınlığımızın bu vesileyle farklı bir süreçte tartışma konusu yapılmasını asla kabul etmiyoruz.
“Elbette sınava hayır!” diyoruz.
Bu noktada beklentimizi bir kez daha ifade ediyor ve TBMM’ye çağrıda bulunuyoruz:
Gelin öğretmenlerin sesine kulak verin.Eğitim sendikaları ile istişare edin. Siyasi partilerimiz, Milli Eğitim Bakanlığı, sendikalar, öğretmenler omuz omuza vererek, Cumhuriyet tarihinde ilk kez çıkarılan bu kanunun tatmin edici olmasını sağlayalım. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Sayın Talip GEYLAN ,sınavsız hizmet yılını esas alan kariyer düzenlemesi ile ilgili kanun değişikliği teklifini TBMM’ne iletmiştir. Amacımız, öğretmenlik mesleğinin itibarının incitilmemesi, mesleğin statü-sünün yasal bir zeminde yük-seltilmesi, öğretmenlerin moral ve motivasyonlarının artırılması ise; Sınavın olmadığı ,sadece hizmet yılının esas alındığı Uzman Öğretmen ÖĞRETMEN ve Baş-Öğretmen düzenlemesini el birliğiyle yapalım.
BANKA PROMOSYONLARI!
Yüzde 400 e varan karlar ettiği söylenen bankalar,pro-mosyon ihalesinde eğitim çalışanlarını yok saydılar.Alay edercesine verilen rakamlardan dolayı hepsini protesto ediyoruz.
Daha birkaç ay önce bir çok kuruma çok yüksek miktarlarda promosyon veren bankaların Milli Eğitimle yapılan anlaş-manın ticari açıdan da karlı bir anlaşma olduğunu belirtmelerine rağmen takındıkları bu gayri ciddi tutumları manidardır.
Eğitim çalışanlarının bankalarla olan ilişkilerinde bu durumu dikkate almalarını istiyoruz. Doğru olan MEBle anlaşması olan bankanın pro-mosyonu güncellemesidir.1 yıl önce yapılan anlaşmaya göre bankaya yatan aylık ücretler çok fazla artmış,yılbaşında yine arta-caktır.Zaman geçmiş değildir.
Örnekleri vardır.Güncelleme teklifimiz hala geçerlidir.
Bankalarımızı keser gibi değil,testere gibi olmaya davet ediyoruz.
EKONOMİK İYİLEŞTİRME İSTİYORUZ!
Eğitim çalışanları Geçinemi-yor! Fiyat artışlarına yetişemi-yor!Ekonomik iyileştirme istiyoruz. TÜİK’in açıkladığı enflasyon piyasa gerçeklerine uymuyor. Ev kiraları Amasya’da bile 3 bin- 5 bin lira oldu.
Faturalara bakmaya korkar olduk.
Kış gelmeden doğal gaz fatu-rasını düşünür olduk. Üniversitede çocuğu okuyan bir baba, neredeyse maaşının tama-mına yakınını bu çocuğuna harcamak zorunda kalıyor. Ulaşım giderleri o kadar arttı ki,köy ve kasabalarda görev yapan arkadaşlarımızın ,ek ders ücretleri yol parasına gitmeye başladı.Bütün bunlar yetmezmiş gibi vergi dilimleri yüzünden de yapılan zamlar anlamsız hale geliyor. Bir nebze de olsa rahatlamak için, TÜİK’in piyasa gerçeklerine göre enflasyon açıklamasını, Enflasyon farklarının altı ayda değil, her ay maaşlara yansı-tılmasını, Kamu çalışanlarının gelir vergisinin %15’ te sabit-lenmesini Mahrumiyet bölge-sinde çalışanlara zorunlu bölge tazminatı verilmesini, Eğitime Hazırlık Ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına verilmesini,
Memurlara da bayram ikra-miyesi verilmesini talep edi-yoruz. Ayrıca 10-15 yıl taşrada çalışıp yüksek puana sahip olduğu halde merkeze gelemeyen öğretmenlerimiz var.
Sıra atama sistemi olmadığı için bir türlü, boş kadro bulamamakta, yer değiştireme-mektedirler.
MEB, il içi atamada 2006 yılına kadar olduğu gibi sıra sistemi getirmelidir.
Mağduriyetler önlenmelidir.
Artık,Ücretli öğretmenlik ve sözleşmeli öğretmenliğe son vermenin zamanı da gelmiş-tir.Her yıl ücretli öğretmen sayısı kadar atama yapılmalı,tüm öğret-menler kadrolu çalıştırılmalıdır. “ifadelerini kullandı

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.