Gündem

Dengeli Tüketildiğinde Kahvenin Faydası

Dengeli Tüketildiğinde Kahvenin Faydası Günümüzde en çok tüketilen kahvelerden biri olan filtre kahve, demlenip süzülerek içilir. Kahve çekir-dekleri öğütüldükten sonra dem-lenmeye bırakılır. Ardından kağıt filtreden geçerek süzülür ve içmeye hazır bir hale getirilir. Özellikle cafe ve restoranlarda sık sık servis edilen filtre kah-venin, sağlık açısından birçok faydası bulunmaktadır.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, dengeli kahve tüketiminin sağlığa faydası oldu-ğunu söyledi.
Büyükbayraktar, kahvenin karaciğer ve kalp hastalıklarına, diş ve cilt sağlığına faydalarını anlattı.
Kahvenin faydaları nelerdir?
Amasya Merkezde Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, kah-venin strese iyi geldiğini belirterek, “Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hazarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu Dengeli Tüketildiğinde Kahvenin Faydası Günümüzde en çok tüketilen kahvelerden biri olan filtre kahve, demlenip süzülerek içilir. Kahve çekirdek-leri öğütüldükten sonra demlen-meye bırakılır. Ardından kağıt filtreden geçerek süzülür ve içmeye hazır bir hale getirilir. Özellikle cafe ve restoranlarda sık sık servis edilen filtre kah-venin, sağlık açısından birçok faydası bulunmaktadır.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, dengeli kahve tüketiminin sağlığa faydası oldu-ğunu söyledi.
Büyükbayraktar, kahvenin karaciğer ve kalp hastalıklarına, diş ve cilt sağlığına faydalarını anlattı.
Kahvenin faydaları nelerdir?
Amasya Merkezde Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Furkan Büyükbayraktar, kahve-nin strese iyi geldiğini belirterek, “Vücuttaki serbest radikallerin sebep olduğu hücresel hazarlarla mücadele eden antioksidanların kahve tohumu ekstrelerinde bulunur. Oksidatif stresin sebep olduğu hastalıklara karşı antiok-sidan özelliği sayesinde vücuda yardımcı olabileceği düşünül-mektedir” dedi.
Yapılan araştırmalara göre günde 3 bardak kahve tüketen bireylerde karaciğer kanseri riskinin daha az olduğunun belir-lendiğine dikkat çeken Büyükbayraktar, “kahvedeki kafeinin karaciğer fibroz, sirozu ve karaciğer kanserinin gelişi-minde rol oynayan dönüştürücü büyüme faktörü beta-1 (TGF-beta1) oluşumunu baskılama-sından kaynaklanabileceği ancak bu konuda klinik çalışmaların detaylı olarak yapılması gerektiği vurgulanmıştır” diye konuştu.
Kahvenin antimikrobiyal etkisi olduğunu belirten Büyük-bayraktar, “Kahvenin içerdiği kafeinin candida albicansa karşı fungustatik etki gösterdiği ve biyofilm oluşumunu engellediği ilk kez belirlenmiştir. Kahve ekstresi ise, diş çürümesine sebep olan streptococcus mutansa karşı engelleyici etkiye sahiptir. Kahvenin yapısındaki kafein jel veya krem şeklinde cilt bakım ürünlerinde yer almakta-dır. Kafein cilt üzerine uygulan-dığında kan damarlarını genişle-terek daha zinde ve küçük kırışıklıkları azaltan bir cilt elde edilebilmektedir. Kahve çekirde-ğinde bulunan zar (silverskin) kısmından hazırlanan sulu ekstrenin içerdiği fenolik bileşikler ve diğer biyoaktifler, kaya etken maddeler nedeniyle yaşlılığı hızlandıran oksidatif ajanlara karşı cildi koruduğu ortaya konmuştur ve bu sebeple cilt sağlığında yaşlanma karşıtı olarak kullanılabileceği fikri de desteklenmektedir” şeklinde konuştu.
Kahvenin şeker hastalığı riskini de azalttığına dikkat çeken Büyükbayraktar, Ayrıca 1 milyon katılımcıyla ve 45 bin tip 2 diyabet vakasıyla yapılan çalışmaya dayanan araştırmada kahve tüketimi ile diyabet riski arasında güçlü bir ters korelas-yon görüldüğü, kahvenin insülin direnci ve bozulmuş glukoz toleransı üzerine de olumlu etkileri olduğu bilinmektedir” diye konuştu.
Kalp sağlığını koruyor, tok-luk hissini artırır, yorgunluğu gideriyor
Kahvenin kalp sağlığına da iyi geldiğini anlatan Büyükbay-raktar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kardiyovasküler mortalite, koroner kalp hastalığı ve inme konusunda yararlı etkileri olduğu fakat yüksek alım miktarlarında daha az etkili olduğu çalışma-larda belirtilmiştir. Kafein ve klorojenik asit gibi kahve bileşenleri termogenez mekaniz-malarını indüklemek ve günlük 3-4 bardak kahve tüketimi günlük alınan enerji miktarını düşürmektedir. Ayrıca yapılan rastgele plasebo kontrollü çalışmalarda günde 524 miligram kahve tüketiminin 151 miligram ve daha az tüketenlere göre kiloyu ve yağ kütlesini azalttığı, tokluk hissini arttırdığı da belir-lenmiştir. Kahvenin merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olduğu, yorgunluğu giderici ve ağrı kesici etkinliğini arttırabil-diği belirlenmiştir.”
Kahvenin yapısındaki kafein karaciğerde metabolize olduğunu ifade eden Büyükbayraktar, “Bu sebeple karaciğer üzerinde çalışmalar yoğundur. Örneğin, kahve tüketimi yağlı karaciğer infiltrasyonunu ayarlayabil-mektedir. Kahvenin karaciğer trigliseriti ile etkileşime girdiği ortaya konmuştur. Yapılan epidemiyolojik ve klinik çalış-malar; yaş, cinsiyet ve diğer faktörler değerlendirilerek kahve tüketiminin metabolik sendrom ile ters ilişkili olduğunu göster-mektedir. Hayvan modellerinde ise nonalkolik karaciğer yağlanmasıyla da kafein alımı arasında zıt bir bağlantı olduğu ortaya konmuştur. Ancak kullanı-lan kahvenin hazırlanışı, miktarı, içimi sırasında şeker kullanımı gibi faktörler bu deneysel sonuç-ları değiştirilmektedir. Bu amaçla klinik çalışmaların daha da art-ması gerekmektedir.”diye konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.