GÜNCEL HABER

Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, “Geçmişi ve Gerçekleriyle İLKSAN raporumuzu açıkladık”

Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, “Geçmişi ve Gerçekleriyle İLKSAN raporumuzu açıkladık”

Eğitim Bir Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı, Geçmişi ve Gerçekleriyle İLK-SAN raporumuzu açıkladık dedi.
Camcı, POLSAN üyeleri için 350 bin-500 bin TL gibi ikramiye rakamlarının hedef-lendiği bir süreçte, İLKSAN’ın mevcut duru-munun kader olmaktan çıkarılması gerek-tiğini ifade ederek, “Üyeliğin ihtiyari hâle ge-tirilmesi süreci Anayasa Mahkemesi’nin ‘kanunla getirilen zorunlu sandık üyeliğinin Anayasa’ya aykırı olmadığı’na dair kararıyla son bulmuştur. İLKSAN’ın mevcut durum-dan kurtulmasının yolu, üyelerinin inisiyatif almasından geçmektedir” dedi.
Camcı, raporu hazırlama amaçlarının, so-runları Gordion’un düğümüne dönen, yetki ve sorumluluk sahiplerinin adeta kaderine terk ettiği ve ölü resmiyetine bürünmüş İLK-SAN’ın dünden bugüne karşı karşıya kal-dığı mali, hukuki ve yönetsel tüm sorunlarını de-rinlemesine ve bilgiye dayalı somut verilerle tespit etmek, Sandığın içine düştüğü çıkmazdan kur-tulması için öneriler geliş-tirerek eğitim çalışanlarına ekonomik fayda sağlayacak yepyeni bir kurumun inşasına vesile olmak olduğunu söy-ledi.
Sandığın son 10 yıllık faa-liyet raporları üzerinden mali tabloların incelendiğini, Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fonlarının verileriyle İlk-okul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı’nın (İLKSAN) kamuoyuyla paylaştığı sınırlı verilerin karşılaştırılarak analizler ya-pıldığını, ortaya çıkan sonuçlardan bütünsel bir bakış açısı geliştirmeye çalışıldığını belir-ten Camcı, dünyada ve Türkiye’de sosyal gü-venlik, Sandığın kuruluşu, amaçları, kayyum yönetiminden yeniden yapılanmaya uzanan serüveni, mali gücünün ne durumda olduğu ve nereye doğru yol aldığı gibi hususların ya-nı sıra, Sandığın yönetiminde rol alan aktör-lerin sorumluluklarının da raporda ele alın-dığını dile getirdi.
İLKSAN’daki mevcut statükoyu ve yöne-tim tarzını kabul etmiyoruz. İLKSAN’ın, 13 Ocak 1943 tarihinde ve Türkiye’de henüz merkezî bir sosyal güvenlik kurumunun ol-madığı bir zaman diliminde, ilkokul öğret-menlerinin konut, sağlık, doğum,(Haber Sayfa 2’den) ölüm ve emeklilik gibi problemlerini çözmek maksadıyla 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına, Terfi, Taltif ve Ceza-landırılmalarına ve Bu Öğretmenler için Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun’la kurulduğuna dikkat çeken Cam-cı, “78 yaşındaki Sandık, 285 bin 830 üyesinin maaşından her ay emekli keseneğine esas olan matrahın yüzde 2’si oranında aidat toplamaktadır. İLKSAN, ne kamu ne de özel sektör kuru-luşudur, nevi şahsına münhasır bir müessese olarak varlığını 78 yıldan bu yana sür-dürmektedir. Sandık, iş hayatının, ekonomi dünyasının, tamamlayıcı mesleki emeklilik sis-teminin gereklerini yerine getirememektedir. Bürokratik ataletten bir türlü kurtulamayan, özel sektör kuruluşu gibi bağımsız iş görme becerisi de sergileyemeyen İLKSAN, kimlik bunalımı yaşamaktadır.
Sandık, KİT’lerin tasfiye edilmeden önceki verimsizlik, piyasa gerçek-liğinden kopmuşluk ve yoğun siya-sallaşma tuzağının tam içine düşmüş, ülkemizin birtakım kronik ve bürok-ratik hastalıkları da bünyesine sirayet etmiştir. Eğitim-Bir-Sen olarak bizim gördüğümüz; İLKSAN’ın bugüne ka-dar sosyal, iktisadi ve siyasi alanda sergilediği performans, iş yapış şekli, üyelerine yaptığı ve yapamadığı hiz-metlerle kurumsal itibarını göz önün-de bulundurduğumuzda, Sandığın il-ham veren bir başarı hikâyesinin olmadığıdır.
İLKSAN’da tespit ettiğimiz temel sorunlar ve Sandığın başarısızlık se-bepleri kısaca şunlardır: Eskimiş sis-tem ve zihniyet, Sandığın liyakatli el-lerde olmaması, üretim ekonomisi ye-rine basit faizciliğin tercih edilmesi, saydamlık yerine gizliliğin esas alı-narak denetimden kaçılması. 2019 yılı verilerine göre İLKSAN’ın toplam-da 1,9 milyar TL varlığı bulunmaktadır. Bunun 1,3 milyarı ikraz alacaklarında, 517 milyonu banka hesaplarında ve 121 milyonu da bina, arsa ve diğer varlık kalemlerinde bu-lunmaktadır. Sandığın elde ettiği tüm gelirlerin yüzde 98,5’i faizden oluşmaktadır. Sendika olarak itirazımız; üretimden, yatırımdan kaçan, ülkemiz için neredeyse sıfır istihdam yaratan, millî gelire her-hangi bir katkıda bulunmayan, katma değer oluşturmayan, faiz kısır döngüsü ile zincirlenmiş olan Sandığın mevcut tasarımına, işletme sistemine ve yönetim tarzınadır” şeklinde konuştu.
Sandığın başarısızlığının faturası doğrudan üyelere çıkmaktadır
Zayıf ve güçsüz mali varlığı, yanlış varsayımlarla yanlış işler yapmaktaki ısrarı yüzünden İLKSAN’ın en başta öğretmenlik mesleğinin imajına zarar verdiğini kaydeden Camcı, şöyle devam etti: “Başına gelen felaket ve başarısızlığından ders çıkarmayan, üretime dönük ya-tırım yapmaktan korkan, daha kötünün şerrinden uzak kalmayı mutluluk sayan, yokuş çıkmak yerine düzlüğü ve inişi tercih eden, süregelen girdaptan kurtulmak için yenilikçi ve kreatif hiç-bir hamlede bulunmayan, çare arama hususunda çaba göstermeyen bir kurum kültürü ile kar-şı karşıya olduğumuzun bilincindeyiz.
İLKSAN’daki faiz esaslı işletmeciliğin işleyişini özet-lemek gerekirse; üyelerden para toplanmakta ardından toplanan bu para ile üyelere banka-ların faiz oranlarında ikraz diğer adıyla ihtiyaç kredisi dağıtılmakta, buradan ve diğer banka mevduat hesaplarından gelen faiz geliri ile de emekli olan üyelere emekli yardımı yapıl-maktadır. 2020 Eylül ayı verilerine göre 28 yıl boyunca İLKSAN’a aidat ödeyen bir öğretmenin alacağı emekli yardımının toplam tutarı sadece ve sadece 40 bin Tl’dir.
İLKSAN’ın herhangi bir üretim tesisi veya fabrikası yoktur.
TÜFE oranlarının altında emeklilik yardımı yapmak-tadır. 300 bine yaklaşan üye sayısı ve toplamda 1,9 milyar liralık varlığıyla İLKSAN, birkaç basit bankacılık işlemi yapan küçük bir işletme görünümündedir. Eğitim-Bir-Sen olarak, Sandığın gücünü üretimden almasını, ülkemiz için iktisadi ve sosyal katma değer yaratmasını ve emekli olan öğretmenlerimize hatırı sayılır miktarda emekli yardımı yapabilecek bir güce kavuşturulmasını istiyoruz.
OYAK ve POLSAN gibi tamamlayıcı mesleki emeklilik kurumu fonksiyonu gören İLKSAN, çok uzun süredir düşük ve verimsiz ekonomik performans sergilemektedir. Öğretmenler ara-sındaki sosyal ve ekonomik birliğin simgesi olması gereken Sandığın başarısızlığının faturası doğrudan üyelere çıkmaktadır. Dolaylı olarak da öğretmenlik mesleğinin itibarına, öğret-menler arasındaki birlik ve dayanışma ruhuna zarar vermektedir. Sandığın 2012, 2015, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında bankaların mevduat sahiplerine verdiği yıllık ortalama nema oranlarının altında gelir elde ettiği, bu hâliyle zayıf, durgun ve zarar eden bir işletme görü-nümü sergilediği anlaşılmaktadır.”
Üyelerimiz adına her türlü hukuki süreci işlettik
Sandık üyelerinin talebi üzerine zorunlu üyeliğin kaldırılması yönünde zorlu bir hukuki sü-reç yürüttüklerini söyleyen Camcı, 2012 yılında Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararıyla 1.6.2012 tarihinden itibaren atananlar yönünden İLKSAN üyeliğinin isteğe bağlı hâle getirildiğini, aynı hükmün 2. Dönem Toplu Sözleşme hükmü olarak yer aldığını, İLKSAN tarafından bu hükmün dava konusu edilmediğini, 3. Dönem Toplu Sözleşme hükmüyle 2015 yılından itibaren, mevcut üyeler dâhil İLKSAN üyeliğinin isteğe bağlı hâle getirildiğini ifade etti. Söz konusu hükmün 4. Dönem Toplu Sözleşme hükmünde de, 5. Dönem Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararında da aynen yer aldığını dile getiren Camcı, “İLKSAN, ilgili hükümleri dava ederek iptalini talep etmiştir. Danıştay daireleri tarafından bahse konu hükümler yönünden yürütmenin durdurulması kararları verilmiştir. Bu nedenle, isteğe bağlı üyeliğe dair Toplu Sözleşme Hükmü uygulanamamaktadır. İLKSAN üyesi, sendikamız üyesi bir personel üzerinden, 2016 yılında açtığımız zorunlu İLKSAN üyeliğinden ayrılma istemli dava üzerinden, zorunlu üyelik sendikamızca Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştır. Ancak Anayasa Mahkemesi, vermiş olduğu kararda, kanunla getirilen zorunlu sandık üyeliğinin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetmiştir. Özetle, zorunlu üyeliğin kaldırılması noktasındaki hukukî girişimler istenilen sonucu vermediği gibi, ilgili yargı kararları İLKSAN’ın devletin garantör bir kurumu olduğunu tescillemiştir. Üyeliğin zorunlu, kurumunda, tabiri caizse, devlet tarafından sigor-talı olduğu mevcut durumda, bu kurumdan sorumlu kişi ve kurumların bundan sonraki sü-reçte, 78 yıllık sorunlu ve atıl vaziyetteki bu kurumun, üyeleri için katma değer üretecek bir ku-rum olması için gerekli sorumluluğu alması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
Nitelikli bir değişim, yapısal bir dönüşüm gerçekleşmelidir.
Kerem Camcı, 1,9 milyar liralık varlığıyla İLKSAN’ın zayıf yanlarından birinin, burayı yö-neten aklın en ufak eleştiriye dahi tahammül edememesi, gerçekleri ifade eden farklı fikir-lerden yararlanamaması, Sandığı başarısız ve yetersiz bulanlara, kurumun daha iyi olması ge-rektiğini savunanlara karşı makul olmaması, tarafsızlığını muhafaza etmemesi, üyelerin men-faatini önceleyen olgunluk ve eğitimciye yakışan vakar sergilenmemesi olduğunu vur-gulayarak, “İLKSAN, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin yanında tamamlayıcı mesleki emeklilik kurumu olma iddiasını doğrulamak için Sandığı her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın aktüeryal değerlendirmesine tabi tutmalıdır.
Hazırlanan raporları genel kurula sunmalı, kurumun aktüeryal kazanç/kayıp tutarını ka-muoyu ile paylaşmalıdır. Yönetim Kurulun-dan Denetleme Kuruluna Sandığı idare eden tüm yönetim kadrosu ile birlikte Genel Mü-dürlük personelini de ekonomi, maliye, hu-kuk, banka ve sigorta alanlarında yüksek bil-giye, tecrübeye, gerekli profesyonelliğe ve görev yetkinliğine sahip kişilerden seçmeye özen göstermeli ve sürdürülebilir bir finansal performans sergilemeyi şiar edinmeli, eski alışkanlıklarından ve modası geçmiş zih-niyetinden kurtulmalıdır.
Bu amaçla, uluslararası arenada ve Tür-kiye’de başarısını kanıtlamış aktüerya uz-manlarından faydalanılmalı, sürekli yatırım stratejileri ve politikaları geliştirmeli; yönetim kadrosu liyakat esaslı, organizasyon yapısı da günün şartlarına uygun hâle getirilmeli, kurumsal kimlik oluşturma çabası kesintisiz sürdürülmeli, üyelerden toplanan aidatlar faiz sarmalından kurtarılmalı, menkul kıymet yatırımlarından ziyade yüksek getirili ve istih-dam oluşturan diğer yatırım araçlarına yo-ğunlaşılmalı ve aktüeryal denge ciddiyetle korunmalıdır” diye konuştu. MEB İLKSAN’da sorumluluğun gereğini yerine getirmeli ve zarar ziyana seyirci kalmaktan vazgeçmelidir
İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığı Ana Statüsü’ne göre İLKSAN Yönetim Kurulu’nun 7 kişiden oluştuğunu, bu üyelerin 4’ünü MEB’in seçtiğini; üç kişiden olu-şan denetleme kurulu üyelerinin ikisini MEB’in seçtiğini, Bakanın İLKSAN’ın genel kuruluna gönderdiği toplam 12 isimden (Asil ve yedek üyeler) 6’sının genel kurulda yapılan oylama sonucunda seçildiğini, yönetim ve denetimde çoğunluğun Bakanlığa ait olduğunu ifade eden Camcı, “Sandık yönetiminde Millî Eğitim Bakanlığı’nın ağırlığı yüzde 60’tır. Bunun anlamı, Ba-kanlığın rızası ve haberi dışında İLKSAN’da herhangi bir icraat yapmanın teorik olarak müm-kün olmadığıdır. Sandığın ana statüsünü yapma, değiştirme ve hükümlerini yürütme yetkisi, ayrıca gerektiğinde Sandığın kurullarını feshederek seçimleri yenileme yetkisi Bakanlığa aittir.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun POLSAN ile ilgili olarak 2019-2021 tarihleri arasında yapmış olduğu olumlu ve güven veren açıklamalarının Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ciddi-yetle dinlenmesi ve örnek alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Süleyman Soylu’nun açıklamaları şöyledir: ‘Bugün mesleğe giren polisler, bugünün para-sıyla sadece polis sandığından 350 bin lira emekli ikramiyesi alacaklar. Amacımız, polis san-dığını iyi yöneterek, bunu minimum 500 bin liraya çıkartmaktır. 4 yıldır sandığımızın yöne-timinde, arkadaşlarımızın gayretiyle kârlılık, verimlilik, iyi portföy yönetimi ortaya koyarak öz varlığımızı iki katından fazlaya çıkardık.
Türkiye’de portföy yönetimi konusunda polis sandığı örnek bir yönetim tarzı ortaya koydu. (…) Hedefimiz, sadece üye sayısını artırmak değil, bir arada olmak, bir arada olmanın verdiği güven duygusundan güç almaktır. (…) POLSAN’da tüm şirketler, ilk kez 2020 yılında kâr ettiler. 2020 yılında POLSAN toplam 305 milyon lira kâr etti. POLSAN’ın değeri 2 yılda yüzde 52 varlık artışıyla 2,1 milyar TL’ye ulaştı…
Eğitim-Bir-Sen olarak, POLSAN’da yaşanan güzel gelişmelerin İLKSAN’da da ya-şanabileceğine inanıyoruz. Bunun için Millî Eğitim Bakanlığı, İLKSAN meselesinde seyirci kalmaktan vazgeçmeli ve sorumluluğunun gereğini yerine getirmelidir. Çünkü İLKSAN, gün-den güne kan kaybetmektedir. İLKSAN’ın zarardan kurtulması, kâra geçmesi, itibarının iade edilmesi iyi yönetimle mümkündür. İLKSAN, ekonomi kurallarına ve piyasa gerçeklerine göre yönetilmesi hâlinde içine düştüğü çıkmazdan kurtulabilecektir. Sandık, kendini sürekli tek-rarlayan, idareimaslahatı yönetim felsefesi olarak belleyen, zamanın ruhuna uyum sağ-layamayan ve yapısal değişimin gereğini yerine getiremeyen bir kurum hüviyetine bürün-müştür” değerlendirmesinde bulundu.
İLKSAN’ın mevcut durumdan kurtulmasının yolu, üyelerinin inisiyatif almasından geç-mektedir
“Sandığın amacının ne olduğu, hangi hedefe doğru yol aldığı belirsizdir. Yapılan har-camaların yerindeliği ve ekonomikliğini sorgulayacak bir merci bulunmamaktadır” diyen Camcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Sandığın 78 yıllık tarihinde başarılı olmuş, kârlı tek bir ikti-sadi girişimi, sanayi tesisi, fabrikası, işletmesi veya markası yoktur.
İLKSAN, üyelerinin maaşından her ay yaptığı kesintinin hakkını vermeli, toplam 1,9 milyar TL’yi bulan varlığını doğru, yerinde ve en kârlı üretim araçlarında değerlendirerek üyelerine birikimlerinin karşılığını sunmalıdır.
Sandık, ısrarla ve yan gelip yatarak kurumun mal varlığının üçte ikisini oluşturan 1,3 milyar TL ile ikraz adı altında basit bankacılık ile bayağı faizcilik yapmaktan vazgeçmelidir. Aksi tak-dirde, BES fonlarının bile altına düşmüş getiri oranı ve sürdürülebilir finansal performans sergileyemeyen bir Sandığın geleceğini konuşmak anlamlı olmayacaktır. Onlarca yıl maaş-larından zorunlu kesinti yapılan İLKSAN üyeleri, 78 yıllık kuruluşun topu topu 40 bin TL ikra-miye vermesini kabul etmemektedir.
POLSAN üyeleri için 350 bin-500 bin TL gibi ikramiye rakamlarının hedeflendiği bir sü-reçte, İLKSAN’ın mevcut durumu kader olmaktan çıkarılmalıdır. Üyeliğin ihtiyari hâle getirilmesi süreci, Anayasa Mahkemesi’nin ‘kanunla getirilen zorunlu sandık üyeliğinin Anayasa’ya aykırı olmadığı’na dair kararıyla son bulmuştur. İLKSAN’ın mevcut durumdan kurtulmasının yolu, üyelerinin inisiyatif almasından geçmektedir.” Diye konuştu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı