GÜNCEL HABER

Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa Ölgün,

Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa Ölgün,

Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa Ölgün, “MEB, 2021 YKS’de de Sınavı Geçemedi” dedi.
Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Mus-tafa Ölgün, “MEB, 2021 YKS’de de Sınavı Geçemedi” dedi. Ölgün açıklama-sının deva-mında şu ifadelere yer verdi; “Öğrencilerin uzaktan eğitime erişimde çok ciddi sorunlar yaşadığı Covid-19 pandemisi döneminde, eğitim programları kapsamında değişiklik ya da seyreltme yapılmayarak gerçek-leştirilen ve 2,5 milyona yakın adayın katıl-dığı 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçları Ölçme, Seçme ve Yer-leştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından açık-lanmıştır.
Uzaktan eğitime erişemeyen öğrencile-rin içinde bulunduğu koşullar dikkate alın-madığı için 2020 yılına kıyasla Yüksek-öğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) büyük bir başarısızlık yaşandığı görülmektedir.
2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) başvurduğu halde Te-mel Yetenek Testi’ne (TYT) 175 bin, Alan Yeterlilik Testi’ne (AYT) 154 bin aday girmemiştir. 2021 YKS sonuçlarının en dik-kat çekici yönü sorulara veri-len doğru yanıtların ortalamasının çok düşük kalmasıdır.
Türkçe 40 soruda 18,738 ortalama; sos-yal bilimler 20 soruda 8,574 ortala-ma; te-mel matematik 40 soruda 5,546 ortalama; fen bilimleri 20 soruda 3,796 ortalama, YKS’deki içler acısı durumu bütün açık-lığıyla ortaya koymaktadır. YKS’ye giren 2,5 milyon adayın, çok uzun süre yüz yüze eğitimden ve okullarından uzak kalma-larına, akademik, sosyal ve psikolojik kayıplar yaşamalarına aldırış edilmeden, iki gün içinde yapılan oturumlarla ‘başarı’ göstermeleri beklenmiştir. Böyle bir sınav sisteminin her şeyden önce insani olmayan bir nitelik taşıdığı ve milyonlarca gen-cin üzerinde yoğun bir psikolojik baskı yarattığı ortadadır ve bu durum Sendikamız tara-fından sürekli eleştirilmiş, birçok uyarı ve öneri yapılmıştır. MEB’in katılımcı olmayan ve dolayısıyla ortak akıldan uzak tutumu bu sonuçları ortaya çıkarmıştır.
2021 YKS’de sayısal adayların yüzde 58’inin; sözel adayların yüzde 40’ının; eşit ağırlık adaylarının ise yüzde 52’sinin 180 barajını aşamamış olması büyük bir sorun-dur. Tüm adayların gir-mek zorunda olduğu TYT puanı ölçü alınacak olursa, geçen yıl ile kıyaslandığında bu yıl çok büyük bir akade-mik başarı kaybı yaşandığı anlaşıl-maktadır. 2020 TYT’de 42.803 öğrenci 400 ve üstü puan alırken, bu yıl sadece 12.291 öğrenci 400 üstü puan alabilmiş-tir. Yüz-delik ağırlığa bakılırsa; 400 ve üstü puan %1,86’dan %0,49’a; 300 ve üstü puan %10,62’den %6,54’e; 200 ve üstü puan %45,41’den %35,82’ye düşmüştür. Geçen yıl 1.042.710 aday 200 puan alabilirken bu yıl aday sayısı daha yüksek olmasına rağmen ancak 894.331 öğrenci 200 ve üstü bir puan alabilmiştir. Alan yeterlilik sınavlarında bir yıl içindeki başarısızlık kaybı çok daha fazladır. Örneğin, 2020 yılında sayısalda 51.511 kişi 400 ve üstü puan alırken, bu yıl sadece 9.729 kişi 400 ve üstü puan alabilmiştir.
2020 yılında eşit ağırlıkta 5.870 kişi 400 ve üstü puan alır-ken, bu yıl sadece 856 kişi 400 ve üs-tü puan alabilmiş-tir. Covid-19 pandemisi için-de geçen üç eğitim ve öğre-tim döneminin sonunda ortaya çıkan 2021 YKS sonuçları, bir yandan geçmiş yıllardan çok daha kötü bir eğitim tablosu ile karşı kar-şıya olduğumuzu gösterir-ken, bir yandan da milyon-larca gencimizi acımasız bir rekabete iten sınav merkezli eğitim anlayışının olumsuz sonuçlarını göstermektedir.
Gençler, eğitimlerini da-ha yüksek puan ve sıralama baskısıyla birbirleriyle yarışmak zorunda kalmadan, elenme kor-kusu yaşamadan sürdürebilmelidir.
Sınav Merkezli Eğitim Anlayışı Derhal Terk Edilmelidir
Eğitim sürecinin bütün aşamalarında olduğu gibi, yükseköğretim alanında da eğitimin niteliği ve akademik yeterlilikler başta olmak üzere çok sayıda sorun bulun-maktadır. Yükseköğretim sisteminde yaşa-nan zorluklara ve eşit-sizliklere rağmen, üniversiteden mezun olan gençlerimize ikti-darın en somut vaadi ise ‘genç işsizliği’ ola-rak karşımıza çıkmaktadır. TÜİK verilerine göre üniversite mezunu her dört gençten birisinin işsiz olması, bu tespitimizi doğru-lamaktadır.
Türkiye’de gerek liselere, gerekse üniver-siteye girişte tek sorunun merkezi sınavlar olmadığı, aksine sorunun daha köklü biçim-de sınavlara odak-lanmış olan eğitim sis-temi olduğu ve bu konuda köklü değişik-liklere gidilmeden kalıcı çözümlerin üretile-meyeceği ortadadır. Dolayısıyla ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar, sürekli ola-rak sınava endekslenmiş bir eğitim siste-minin nitelikli olması, öğrencilerimizin ger-çekten nitelikli eğitim alması mümkün değildir. Eğitim sistemimiz çocukları ve gençleri öğrenme olanaklarını çoğaltarak yaşam için güçlendirme-mekte, sadece yapılacak sınavlara hazırlamaktadır. İkti-dar tarafından bilinçli olarak teşvik edilen ‘rekabete’ ve ‘yarışmaya’ dayalı ‘piyasacı eğitim’ anlayışı derhal terk edilmeli, öğren-cileri birbiriyle rekabet eden değil, onları geliştiren, güçlendiren, çok yönlü bilgi ve beceri kazandıran nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir.
Eğitim Sen, her öğrencinin kendi ilgi ve yetenekleri doğrultusunda hangi alanda öğrenim göreceğini kendisinin belirleyeceği bir eğitim sistemi oluşturulması için gerekli çalışmaların en kısa sürede başlatılmasını, bunun için öncelikle ‘sınav merkezli eğitim’ anlayışının terk edilmesini savunmaktadır.”ifadelerine yer verdi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı