Gündem

Eşitlik ve Özgürlük Mücadelemizi Büyüterek Sürdüreceğiz

Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa ÖLGÜN,Türkiye’deki eğitim sisteminin özellikle kadın-ların ve kız çocuklarının geleneksel cinsiyet rollerini meşrulaştıran yapısı, AKP-MHP iktidar bloğunun muhafazakâr ve gerici cin-siyet anlayışı ile birlikte derinleşmektedir.”dedi
Başkan Mustafa Ölgün, konuşmasında şu ifadelere yer verdi; Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcılığının sokakta, evde, işte derste yani yaşamın her alanında yeniden üretildiği ve yaşandığı Türkiye’de, kadına ve çocuğa karşı şid-det, istismar ve cinayetler her geçen gün katlanarak korkunç boyutlara ulaş-maktadır. Geleneksel cinsiyet rollerinin aile, okul, hukuk, ahlak, din ve medya tarafından sistemli bir şekilde inşa edildiği ataerkil egemen işleyişte, eğitim sistemi bu eşitsizliklerin sürdürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’deki eğitim siste-minin özellikle kadınların ve kız çocuklarının geleneksel cinsiyet rollerini meşrulaş-tıran yapısı, AKP-MHP iktidar bloğunun muha-fazakâr ve gerici cinsiyet anlayışı ile birlikte derin-leşmektedir.
Başkan Ölgün sözlerine şöyle devam etti;Tarihsel, toplumsal ve ekonomik norm ve kalıpların inşa edi-lip yeniden üretildiği bir iktidar alanı olan okullarda, erkek egemen işleyişi destekleyen cinsiyetçi rol, beklenti ve kalıp yargılar kız ve erkek öğrencilere dolaylı yada dolaysız yollarla aktarılmaktadır. Cinsiyet eşitsizliklerini ‘’doğal’’ ve ‘’var olması gereken’’ bir durum olarak aktaran ders kitapları, uygulamalı dersler ve veli-öğretmen-idareci ilişkileri ile öğrencilerin cinsiyet rollerine uygun davranış kalıpları ve kaza-nımlar elde etmesi beklen-mektedir.
Geleneksel cinsiyet rollerini destekleyerek buna uygun bir içerikle hazırlanan ders kitapların-da, kız çocukları daha çok ev içi alana ya da bu rollerine uygun olan mesleklere yönlendirilmektedir.
Kız çocuklarına öğretmenlik, doktorluk, hemşirelik gibi meslekler verilirken, yöneticilik, ta-mircilik ve güç gerektiren işler erkeklere uygun mes-lekler olarak gösterilmek-tedir.
Özellikle meslek liselerinde, mesleki bölümler cinsiyete göre karıştırılmaktadır. Cinsiyet eşitsizliğinin yoğun bir şekilde yaşandığı bu okullarda, genç kadınlar kadın işi olarak değerlendirilen çocuk bakımı, moda tasarımı gibi alanlara yönlendirmekte, kendilerine anne ve eş gibi kalıp roller dağıtılmaktadır. İmam hatip liselerinde ise devletin din eğitimini kendi tekeline alan yaklaşımının sonucu olarak, verilen eğitimi sorgulamayan, itaatkâr bireyler yetiştirilmesi amaçlanmaktadır.
4+4+4 eğitim sistemi ile derinleşen toplumsal cinsiyet farklılığından kaynaklanan eşitsizlikler pandemi dönemi ile birlikte, daha da ağırlaşmıştır. Tarihsel ve toplumsal açıdan dezavantajlı olan kız çocuklarının okulu bırakma riski ve okula dönme olasılıkları bu dönemde daha da artmaktadır.
Kız çocuklarının okuldan, ekonomik ve toplumsal yaşamdan koparılması onları toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle her türlü şiddete, istismara ve çocuk yaşta evliliklere karşı savunmasız hale getirmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 21. maddesinde; “Evli olanların kayıtları yapılmaz, öğrenci iken evlenenlerin okulla ilişiği kesilerek kayıtları e-okul üzerinden açık öğretim lisesine veya mesleki açık öğretim lisesine gönderilir.” denilerek çocuk yaşta evlilikler olağan kabul edilmekte, ayrıca kız çocuklarının örgün eğitimden uzaklaştırılarak kamusal alandan dışlanmalarının önü açılmaktadır.
Geleneksel kadınlık rollerini İslami kurallar ile meşrulaştırmaya çalışan Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimin en önemli unsuru olan ders kitaplarıyla, aile yaşamını kutsayan ve kadını yok sayan politikaların sürdürücüsü olmaktadır. Eğitim müfredatı eleştirel düşünceyi engelleyerek sorgulamayan bireyler yetiştirmeyi hedeflemekte, kız çocuklarına ve kadınlara dayatılan geleneksel yaşam biçimi eğitim müfredatı ile yeniden üretilmektedir. Tekçi, gerici, cinsiyetçi müf-redat ile ayrımcılık derin-leşmek te, cinsel yönelim farklılıkları da yok sayıl-maktadır.
Karma eğitime yönelik müdahaleler, eğitimin dinselleşmesi ve çocukların geleneksel rol kalıpları ile yetiştirilmesine yönelik müfredatlar şiddetin ve cinsel istismarın da önü-nü açmaktadır.
Oysaki müfredat değişiklikleri, ilkokulda, ortaokulda, lisede işlenecek derslerin içeriği tüm top-lumu ilgilendiren düzen-lemelerdir. Müfredattaki içeriğin ne olacağının, nasıl bir değişiklik önerildiğinin bütün yönleriyle, bilim insanları, eğitim bilimciler ve eğitim sendikalarının görüşleri alınarak, çeşitli yönleriyle tartışılarak belir-lenmesi gerekmektedir.
İstanbul Sözleşmesi’nin gereği olarak 2014 yılında başlatılan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü tarafın-dan koordine edilen ‘Eğitimde Toplumsal Cinsi-yet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi’ (ETCEP) kapsa-mında 162 okulda eğitim emekçilerine verilen eğitim süreci tamamlanmıştır. Uygulama aşamasına geçi-lecek proje; dönemin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından bir televizyon programında ‘Toplumsal cinsiyete duyarlı okul projesini hayata geçireceğiz.’ açıklamasından sadece iki gün sonra İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasına paralel olarak, vesayet mekanizmalarının devreye girmesiyle iptal edildi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yasağından hemen sonra, Yüksek-öğretim Kurulu Başkanı toplumsal cinsiyet kavramının Türkiye’nin toplumsal değerleri ve kabulleriyle mütenasip (uygun) olmadığını savundu. Tüm üniversite rektörlerine gönderilen toplumsal cin-siyet eşitliği tutum belgesi Yüksek Öğretim Kurulu’nun web sayfasından kaldırıldı.
Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu’nun “toplumsal cinsiyet eşitliği” politikalarından vazgeçmesi, eğitim müfredatının toplumsal cinsiyet norm-larını yaratmaya ve yeniden üretmeye katkıda bulunan yapısı, kadın ve çocuğu koruyan uluslararası sözleş-melerin uygulanmaması, iktidarın kadın kazanım-larını daraltan politikalarının birer sonucu-dur. Bilinmelidir ki, toplum-sal cinsiyet eşitliğini yok sayanlar; vakıf, dernek ce cemaatlerle protokol imzala-yanlar; kadın cinayet-lerinden, kadına yönelik taciz, tecavüz ve şiddetten; çocuk istismarı vakaların-dan; cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim farklılıkları nedeniyle katledilen hayatlardan birinci dere-ceden sorumludur.
Sendikal geleneğimiz, eşitsizlik ve egemenlik ilişkilerinin birbirinden beslendiği gerçeğini göz önünde bulundurarak, top-lumsal eşitsizlik-lerin/adaletsizliklerin tümü-ne karşı olma üzerinden şekillenmiştir.
Ataerkil sistem ve onun yarattığı politik alanı sorgu-layarak, toplumsal cinsiyet eşitliği ve özgürlüğü pers-pektifini sendikal müca-delenin her alanına dâhil etmek, sendikal mücade-lemize yön veren temel ilkelerdendir. İlke, amaç ve prensiplerimiz gereği toplumsal cinsiyet eşitsiz-liklerinin eğitim politikaları aracılığıyla yeniden üretilmesine karşı “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi Yaşamsaldır” şiarıyla kampanya süreci başlatı-yoruz. Geçmişten bugüne mücadele ettiğimiz talepleri bir kez daha ifade ediyor, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunu taleplerinin karşılanması için etkin politika üretmeye çağırıyoruz.
Siyasi iktidar, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu aracılığıyla uluslararası sözleşmelere atılan imza-ların gereğini yapmalı, top-lumsal cinsiyet eşitliği eğitimi tüm kademelerde ve üniversitelerin tüm bölüm-lerinde ders olarak okutulmalıdır.
Eğitim öğretim müfredatı, cinsiyet eşitliği perspektifi esas alınarak yeniden düzenlenmelidir.
Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini ortadan kaldırmak ve kadın-ların yönetim düzey-lerinde yer almalarını sağlamak için cinsiyet eşitl-iği sağlayan mekanizmalar uygulanmalı, cinsiyet eşitliğinin esas alın-dığı bir çalışma yaşamı ve ortamı sağlanmalıdır.
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Ayrımcılık ve Mobbing” başlıkları hizmet içi eğitim konuları haline getirilerek tüm eğitim emek-çilerinin bu eğitimleri alması sağlanmalıdır.
İstanbul Sözleşmesi’nin feshi iptal edilerek, sözleşme etkin bir biçimde uygulan-malıdır.
Her biri yaşamsal değerde olan taleplerimiz için, Eğitim Sen olarak iş yerlerimizde, sokaklarda, yaşamın her alanında mücadele ettik, mücadele etmeye devam edeceğiz.
Taleplerimiz karşılana dek yaşamın her alanında eşitlik ve özgürlük mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz.”şeklinde konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı