Yazarlar

HOROZLARIN SAĞLIK DURUMU

Kadın,erkek,çocuk veya hayvan kısaca her canlının beyni farklı çalışır.
Beyinle birlikte insanın sahip olduğu bir de zekâ vardır. Zekâ insanın yönlendirilebildiği ve geliştirilebildiği bir unsurdur. Zekasını geliştiren hayata olumlu bakabilen,hırsını frenleyip yaşamı ve işini seven insanların hayatta çok daha başarılı oluğuna gerek iş hayatında gerekse çalış-tığı iş yerlerinde iş kaybı yaşamadan bir yaşam sürdüğü uzmanların yaptığı bilimsel çalışmalardan görmekteyiz.
Günümüzde belki yaaşam şartlarının getirdiği bazı zorluklardan dolayı bizim geliş-memizde en önemli bir faktör olan eleştiriyi neredeyse toplum olarak hayatımızdan çıkartmaya başladık.
Unutmamalıyız ki eleştirilere açık olmak insanın kendisini geliştirmesinin yolunu açar.” Ben ne dersem o olur” sözü her zaman gerçeği yansıtmaz ama bu sözü ilke edinen kişinin eleştirilere kapalı olduğunu ve bu kişiden de ne topluma nede kendisine bir fayda getirmeye-ceğini bilmemiz gerekir.
Eleştiriye açık olmak demek elbette herkesin hakkımızda olumsuz yorumlarını kabul etmek ya da hoş görmek demek değildir. Unutmayalım her eleştiride çok ince bir çizgi vardır.Eleştirilmek demek yapılan bir işin bazı çevreler tarafından kabul görmediği anlamına gelir.İşte burada eleş-tirilenler bu eleştirilere hemen tepki veriyor ve eleştiriyi yapanla aralarına bazen aşılmaz bir sınır koyuyor. Neden tepki gösteriyor? Çünkü yapılan eleştirinin kişisel olarak algılanılmasından kaynaklanıyor. Eleştirinin yapılan işe değil doğrudan kişiliğe yönelik bir tehdit olarak görmemizden kaynaklanıyor.
Kişinin eleştirilerle başa çıkması için önce alınganlık ve mükemmeliyetçilik duygularıyla ve en en önemlisi ben bilirim ben yaptım oldu olgusundan öncelikle biz biliriz biz yaptık olgusuna geçmesi gerekir. Zaten eleştiriye tahammülsüz kişiler de genelde aşırı alıngan ve mükemmeliyetçi bireyler arasından çıkıyor. Eleştirinin kimden ve ne için geldiği de çok önemli. Yakınlarımızdan veya yaptığımız iş ile ilgili gelen eleştiri bazen sert olsa da doğru tespitler içerebilir. Söylenenleri kendimize olan güvenimizi yok etmek amacıyla değil, bizi daha iyiye ve doğruya ulaştıracak bir araç olarak görmeye çalışmamız gerekir
bizi daha iyiye ve doğruya ulaştıracak bir araç olarak görmeye çalışmak gerekir.
TAslında olması gereken budur ama ne yazık ki gerek ülkemizde gerek yaşadığımız kentimizde siyasi bir takım kişilerin yaptığı yanlışları, bazı konulardaki eksiklerini eleştirince hemen tepki alıyoruz.Eleştiren kişi eleştirdiği kişilerin siyasi tezine antitez nitelikte olan kısaca muhalefet tezlere tabi olduğu imajı veriliyor. Yetmezmiş gibi eleştiren kişiye kara propaganda süreci başlıyor.
Biz burada bu satırlarda bazı yapılanları eleştiriyorsak kendimiz için veya yapılan işlere muhalefet olduğumuz için değil kentimizin geleceği için yazıyor ve doğru yapılanı alkışlarken yanlış veya eksik olduğunu gördüğümüz konularıda yazıyoruz.
Yani eleştiriyoruz.
Üzülerek görüyoruzki yıllar önce yapılırken fikrin doğru ama yapılanın yanlış olduğunu yazdığımız eleştirdiğimiz ama günkü bürokrasini ben yaptım oldu “Bu kent benden sorulur” anlayışı ile yaptıklarını acısını bugün çekmekteyiz.
İlimize gelen ve burada görev yapan her bürokratın hizmet ettiği makamda Amasya’ya görevi süresinde bir eser kazandırmak arzusunda olduğundan şüphem yok.Ama bilien bir gerçek var. Görev süreleri belli olan bürokratlarımız Amasya’yı kendi projeleri ama halkında bu projelere ortak olarak yönetmeleri.Yani halkında fikirlerini almaları.Sonuçta yapılan o hizmeti kullanacak ondan faydalanacak olan bu kentin sakinleri.
Halkın karşı çıkmasına rağmen yapılan her iş sonunda kadük kalır ve aradan ne kadar yıl geçerse geçsin bu unutulmaz.
Siz değreli okurlarımla ilimizde yıllar önce yaşanmış bir iki örnek vermek istiyorum.
Bugün şehrimizde elimizde il Milli Eğitim Müdürlük binamız yanında yapılmış bir Planetaryum & Gözlemevi var. Bir zamanlar belkide değil kentli bir çok bürokratın dahi karşı çıkmasına rağmen yapılan bir gözlemevinin amacı çocuklarımıza uzay çağını ve yıldızları öğretmekti.Fakat ülkede dahi sayılı olan bu tiı gözlemevini aylık masrafıını yaklaşık 10.000 dolar olması ve buradaki daiların en az 2 ayda bir yenilenmemesi halinde atıl kalacağı söylendiği halde bu gözlemevi
“BEN YAPARIM” edasıyla yapıldı.
Sonuç.Devletin boşa giden parası. Haklı çıkan Amasya halkı.
Projesi hazırlanmış artık yapımına çıkılacak olan bugün gururla kullandığımız Şehzadeler gezi yolu.
Dönemin calisi Syn.Kemak Nehrozoğlu bu gezi yolunun Amasya halkı tarafından kullanılacağını bu yolun sonuçta onlara hizmet vereceğini belirterek 15 gün müddetle projenin kentte belirli yerlere asılmasını ve halkında bu projede görmek istediği eklemek istediği bir şey varsa kendilerini bildirmelerini isteyerek projeyi kentte panolara astırdı.Halk istediğini yazdı ve projeyi de sahiplendi. Bunu yapmak sayın Nehrozoğluna bir şey kaybettirmedi ama çok şey kazandırdığına eminim.
Sözün kısası halka rağmen yapılan bir şey dikiş tutmuyor.Yukarıda yazımda belirttiğim gibi eleştiriye açık olmak gerekiyor.
Tüm yöneticilerimizi yapıcı tüm eleştirilere açık olmaya davet ediyor onların ilimize yaptıkları ve yapacakları hizmetleri için tüm Amasya adına teşekkür ediyorum.
GÜNÜN SÖZÜ
Sular yükselince balıklar karıncaları yer. Sular çekilince de karıncalar balıkları yer. Kimse bu günkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmemelidir. Çünkü kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir!

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Göz Atın
Kapalı