Gündem

KALP VE DAMAR HASTALIKLARI KÜRESEL OLARAK BİR NUMARALI ÖLÜM SEBEBİDİR

Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Dursun Koç 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.

Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Dursun Koç 29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla basın açıklamasında bulundu.
Amasya İl Sağlık Müdürü Dr.Dursun Koç, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi; Dünya Kalp Günü, Dünya Kalp Federasyonu ve üye kuru-luşlar tarafından düzenlenen kalp sağlığı temasının işlendiği bir gündür. İlk defa 2000 yılında kutlanmaya başlanmıştır.Temel amacı, tüm dünyada en çok ölüm nedeni olan kalp damar hastalık-ları ve inmenin önlenebilmesi için yaşam tarzı düzenlemeleri konusunda toplumu bilinçlen-dirmektir.
Bu hastalık, ne yazık ki, Türkiye’de her yıl 300.000 kalp krizi, 125.000 ölüme yol açmaktadır. 125 bin ölüm Olimpiyat stadını 2 kez dol-duracak sayı demektir. Kalp Damar Hastalıkları yaşam tarzı, özellikle tütün kullanımı, sağ-lıksız yeme alışkanlıkları, fiziksel hareketsizlik ve psiko-sosyal stres ile kuvvetli bir ilişki gösterir.Dünya Sağlık Örgütü uygun yaşam tarzı değişiklikleri ve düzeltilebilir risk faktör-lerinin kontrol altına alınması ile kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin dörtte üçünden fazla-sının önlenebileceğini bildir-mektedir. Kalp damar hastalıkları ve inmeyi önlemek veya geciktirmek ve bu hastalığa yol açan nedenleri ortadan kaldırmak, çocukluktan itibaren başlayan sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ve kalp dostu beslenme ile mümkündür
Akdeniz Tipi Diyet dediği-miz zeytinyağı, sebze, meyve, balık ve kuruyemişten zengin besinlerin kalp sağlığına olumlu etkilerini gösteren birçok çalışma vardır. Bu ülkemiz insanı için en yararlı beslenme tarzıdır.
Sağlıklı beslenme için; İşlen-memiş tahıllar, baklagiller, az yağlı süt ürünleri, deniz ürünleri, fındık, ceviz ve badem gibi kuruyemişler soframızda yer almalı, kırmızı et tüketimi ve doymuş yağlar azaltılmalı, zeytin yağı ve diğer sıvı yağlara daha fazla yer verilmez;şekerli içecekler, şekerli ve unlu hazır besinler ve işlenmiş karbonhid-ratlardan uzak durulmalı,
“KOLESTEROL ZARARLI DEĞİLDİR” SAFSATALARINA İNANILMAMALIDIR.
Kolesterol tartışması, ezber bozan bir yaklaşımdan, halkımızın sağlığını tehdit eden bir yaklaşım haline dönüşmüştür.
Kan kolesterol yüksekliğinin, tıpkı kan şekeri yüksekliği, kan basıncı yüksekliği gibi zararlı olduğu bilimsel bir gerçektir ve tedavi edilmelidir.
1963 yılında kurulan ve 53 yıllık birikimi olan Türk Kardi-yoloji Derneğinin misyonu “Toplumsal Mesleki Eğitimi ve Araştırmaları Destekleyerek Türk Halkının Kalp Damar Sağlığını Korumaktır.
Biz bu hedefimizi gerçekleş-tirmek için halkımızı doğru bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Kalp ve damar hastalıkları küresel olarak bir numaralı ölüm sebebidir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2008 yılında 57 milyon kişi ölmüş ve tüm ölümlerin % 63’ü bulaşıcı olmayan hastalıklar sonucunda meydana gelmiştir. Dünyada her 3 kişiden 2’si bulaşıcı olmayan hastalılak nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Bulaşıcı olmayan hastalıklar içerisinde ise her 3 kişiden biri ( 17.3 milyon kişi ) kalp ve damar hastalıklar nedeniyle ölmüştür. Bu ölüm-lerin 7.3 milyonu kalp krizine bağlıdır.
Beklenenin aksine ölümlerin %80’i iyi gelir düzeyi olan ülke-lerde değil, düşük ve orta gelir düzeyinde yer alan ülkelerde gerçekleşmiştir.
Kadınlarda risk düzeyi erken yaşlarda daha düşük iken, yaşın ilerlemesi ile risk artmakta ve hastalıktan kadınlar ve erkekler-de eşit olarak etkilenmektedir.
Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin artarak, 2030 yılında 23,3 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir.
Ülkemizde 2013 yılında ölen her 5 kişiden ikisinin kalp-damar hastalığına bağlı nedenlerden öldüğü görülmektedir.
Davranışsal risk faktörleri koroner kalp hastalığının %80’inden sorumludur. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek engellenebilir.
Kalp hastalıkları için davra-nışsal risk faktörleri:
– Sağlıksız beslenme,
– Yetersiz fiziksel aktivite,
– Tütün kullanımı ve
– Alkol kullanımı yer almaktadır.
Sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite etkisiyle bireylerde kan basıncında yük-selme, kan şekeri yüksekliği, kan lipidleri yükselme, fazla kilo ve obezite görülür. Tütün kullanı-mının bırakılması, diyette tuz kısıtlaması, sebze-meyve tüketilmesi, düzenli fiziksel aktivite, alkolün zararlı kullanı-mından sakınılmasının kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca hipertansiyon, diyabet ve yüksek kan lipidlerinin tedavisi de kardiyovasküler riski azaltır.
Sosyal ekonomik faktörler ve kültürel değişiklikler (küreselleşme, şehirleşme) toplumun yaşlanması, stres, herediter faktörler kardiyovas-küler hastalıkların diğer belirle-yicileri dir.
30 yaş üstü her birey için kardiyovasküler riskin hesap-lanması ve varsa davranışsal risk faktörlerine uygun müdahaleler ile kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer komplikas-yonların gelişmesini önleyebi-lecek tedbirlerin alınması öneri-lir.Her bir bireyin kalp ve damar hastalıklarına yol açan davranış-sal risk faktörleri ile ilgili farkındalığının artırılması ve hasta olmamak için riskli davranışlarını olumlu davranışl-ara değiştirmesi için teşvik edil-mesi Sağlıklı kalmak ve kalp ve damar hastalığına yakalanma riski den uzak durmak için;
Sağlıklı beslenelim
Yeterli sebze-meyve tüketmeli, Diyetimizdeki tuz, şeker ve yağ miktarını azaltalım,
Düzenli fiziksel aktivite yapalım, Her gün en az 30 dk süreyle yapılan düzenli fiziksel aktivite kalp sağlığını sürdür-meye yardım eder,
Tütün ve tütün ürünleri kullanmayalım, Alkol kullan-mayalım, Kardiyovasküler riskimizi öğrenelim,
Kilolu veya obez olup olmadığımızı Kan basıncımızı,
Kan şekerimizi ve Kan lipid lerimizi öğrenelim

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.