GÜNCEL HABER

KARAHOCAGİL; 2020 yılında ise, Covid-19 pandemisine rağmen, tarımsal üretimde artış beklenmekte ve sektörün yıl sonu büyüme oranının yüzde 4,6 olacağı tahmin edilmektedir

KARAHOCAGİL; 2020 yılında ise, Covid-19 pandemisine rağmen, tarımsal üretimde artış beklenmekte ve sektörün yıl sonu büyüme oranının yüzde 4,6 olacağı tahmin edilmektedir

Ak Parti Amasya Milletvekili Mustafa Levent Karahocagil Tarım ve Orman Bakanlığının AK Parti iktidarları döneminde yaptığı çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Mustafa Levent Karahocagil: 2019 yılında tarımsal üretimde büyüme oranı, pozitif yönlü seyrini devam ettirerek yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında ise, Covid-19 pandemisine rağmen, tarımsal üretimde artış beklenmekte ve sektörün yıl sonu büyüme oranının yüzde 4,6 olacağı tahmin edilmektedir. Tarımsal katma değerin GSYH içindeki ağırlığı 2019 yılında yüzde 6,4 seviyesinde gerçekleşmiş olup 2020 yılında bu oranın yüzde 6,7’ye yükselmesi beklenmektedir.
Karahocagil açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi. ‘‘Covid-19 pandemisinin ortaya çıkmasından sonra ülkelerin tarımsal ürünlerde ticareti kısıtlayıcı politikalara yönelmesi nedeniyle gıda arz güvenliğinin sağlanmasında yurt içi tarımsal üretimin önemi daha da artmıştır. 2002 yılında 1,8 milyar TL olan tarımsal destekler, 2019 yılında 16,9 milyar TL’ye ulaşmıştır. 2020 yılı bütçesinde bu miktar 21,9 milyar TL’ye yükselmiştir. Temmuz 2020 itibarıyla tarımsal istihdam yüzde 19,4 olarak gerçekleşmiş olup yıl sonunda ise bu oranın yüzde 18,7 olarak gerçekleşmesi beklenmektedir. 2019 yılında tarım ve gıda ürünlerindeki ithalat, önceki yıl ile aynı seviyede kalarak yaklaşık 14 milyar ABD doları, ihracat ise yüzde 1,5 artarak 17,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
Toplam tarım ve gıda ürünleri ithalatımızda 2019 yılı itibariyle yüzde 34’lük payla Rusya, Brezilya ve Ukrayna ilk üç sırada yer almaktadır. Bitkisel ürün ihracatında Rusya ve Almanya, hayvansal ürün ihracatında Irak, gıda ürünleri ihracatımızda ise Irak ve Almanya önde gelen ülkelerdir.
Bakanlık tarafından Tarımsal ürünlerin aracısız bir şekilde alıcılarla buruşturularak sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması, coğrafi işaretli ürünler başta olmak üzere işlenmiş ürünlerde markalaşmanın sağlanması, üretimden satışa kadar tüm zincirin kayıt altına alınarak pazarlama altyapısının geliştirilmesi amacıyla 2020 yılında çevrimiçi bir platform olarak Dijital Tarım Pazarı (DİTAP) kurulmuştur. DİTAP’ın hem üretici hem de tüketici lehine fiyat dengesinin oluşmasına katkı sağlayabilmesi için kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir. Bunlara ilave olarak, sektörden çıkışlar nedeniyle kullanılmayan tarım arazilerinin ve nadas alanlarının tarımsal üretime kazandırılması için teşvik edici uygulamalar başlatılmıştır.
Tarım arazilerinin korunması ve etkin kullanılmasına yönelik olarak arazi kullanım planlarının tamamlanması, toprak veri tabanının oluşturulması, erozyonla mücadelenin etkinleştirilmesi ve toprak yönetiminde koordinasyonun güçlendirilmesi öncelikli politika alanları arasında yer almaktadır. Tarım arazilerinin etkin kullanımına katkı sağlamak amacıyla Hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin tarımsal üretim yapılmak üzere, öncelikle taşınmazın bulunduğu yerlerdeki topraksız veya yeterli toprağı olmayan çiftçilere, bunların talep etmemesi halinde diğer gerçek veya tüzel kişilere kiraya verilmesine ilişkin genelge
28/07/2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.Dsİ’nin 2020 Yılı Yatırım Programında yer alan ve toplam tutarı 169 milyar TL olan 184 sulama projesine 2020 yılı so-nuna kadar yaklaşık olarak 75 milyar TL harcanmış olacaktır. DSİ’nin sulama yatı-rımlarına hız verilmesi amacıyla 2021-2023 dönemi Orta Vadeli Mali Planında ilan edilen yatırım teklif tavanları kap-samında DSİ sulama sektörü ödenek tah-sisleri yüksek oranda artırılmıştır.
Bu artışın etkisiyle 2021 yılından başlamak üzere sulamaya açılan alan miktarında yükselme beklenmektedir.
Bitkisel üretimde ise TÜİK tarafından açıklanan tahminlerine göre 2020 yılında üretim miktarları, bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 7,3, sebzelerde yüzde 1,6, meyveler, içecek ve baharat bit-kilerinde ise yüzde 7,3 oranında artış göstermiştir. Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8,2 oranında artarak yak-laşık 37,2 milyon ton olarak ger-çekleşmesi beklenmektedir. Tahıllarda piyasa istikrarının sağlanmasına yönelik dış ticaret önlemleri dâhil olmak üzere gerekli tedbirler Bakanlığımız tarafından uygulanmaya devam edilmekte olup bu çerçevede ithalata sınırlı ve süreli olarak izin verilmektedir.
Pandemi sürecinin başlamasıyla birlikte, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla tarımsal üretimi artırabilmek için öncelikle ekilebilir alanların ve nadas alanlarının boş kalmasının en-gellenmesi, üretimde verimliliğin artırılması ve ithal tarımsal ürünlerin ülkemizde üretilen bilmesine yönelik faaliyetlerin önemi daha da artmıştır.
Bitkisel üretim sektöründe yerel çeşit-lerin ve bitki gen kaynaklarının korunması, biyoteknoloji, ıslah, çeşit geliştirme, etkin piyasa denetimi, sertifikalı tohumluk üretimi ve kullanımı ile yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla alt-yapının iyileştirilmesine yönelik kamu yatırımları hızlandırılmış olup bu alanlarda kamu ile özel sektörün etkin işbirliğinin sağlanması konusunda çalışmalar devam etmektedir.
Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi kapsamında 2021-2025 yıllarını kapsayan, kırsal alanda ekonomik, sosyal ve altyapı gelişimine yönelik faaliyetleri desteklemek, gelirleri artırmak ve çeşitlendirmek amacıyla gerçek ve tüzel kişilere hibe desteği sağlanması için Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımlar ve Kırsal Eko-nomik Altyapı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 28/07/2020 tari-hinde Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
2011 yılında lisanslı depoculuğun geliştirilmesi için kurulan TMO-TOBB Lisanslı Depoculuk A.Ş.’nin depolama kapasitesi geçen yıla göre yaklaşık iki kat artarak 298 bin tona ulaşmıştır. Ayrıca, Ekim 2020 itibarıyla ülkemizde hububat, baklagiller ve yağlı tohumlarda 6,5 milyon ton, zeytin/zeytinyağında 14 bin ton, pamukta 36 bin ton, fındıkta 13 bin ton, kuru kayısıda 5 bin ton ve antepfıstığında 2 bin ton olmak üzere toplam 122 lisanslı depoculuk şirketi 6,6 milyon ton kapasiteli faaliyet göstermektedir. Lisanslı depoların mevcut doluluk oranı yüzde 47 seviyesindedir. 2020 yılı sonuna kadar mevcut kapasiteye yaklaşık 100 bin tonluk bir ilavenin olması beklenmektedir.
Ülkemizde Bakanlık tarafından hayvancılığa verilen önem neticesinde hayvancılık işlet-meleri genelde küçük ölçekli aile işletmesi niteliğinde olup son yıllarda uygulanan projelerle orta ve orta-büyük ölçekli işletme sayılarında önemli artışlar görülmüştür.
2019 yılı itibarıyla yaklaşık 17,7 milyon baş olan sığır mevcudunun yüzde 42,7’si kültür melezi, yüzde 48,4’ü ise saf kültür ırkından oluşmaktadır. 37,3 milyon baş olan koyun mev-cudunun içerisinde yerli koyun ırklarının oranı yüzde 91,7 gibi yüksek bir seviyededir. Hayvancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak ve üreticilerin girdi maliyet-lerine destek olmak amacıyla Küçük Kapasiteli Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık İşlet-melerine 2020 Yılında Yapılacak Yem Desteğine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 11/07/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu kararla Covid-19 pandemisi nedeniyle yem tedarikinde sıkıntıların yaşanmaması, üreticilerin yem maliyetlerinde yaşanan artıştan daha az etkilenmelerinin sağlanması amaçlanmıştır. Hayvan varlığının ve et üretiminin artırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında 2019 yılında toplam canlı sığır ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 53 oranında azalarak yaklaşık 688 bin baş olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında ise bu azalış eğiliminin devam etmesi ve yıl sonunda toplamda yaklaşık 300 bin baş olması beklenmektedir. Süt üretimi önceki yıllarda izlenen artış seyrini sürdürmüş ve 2019 yılında 22,9 milyon ton düzeyine çıkmıştır. Bu artışta kültür ve kültür melezi hayvan varlığında görülen yükselişin etkili olduğu anlaşılmaktadır.
Et ve süt ihtiyacımızın yurt içinden sürdürülebilir şekilde karşılanması amacıyla hayvan varlığımızın artırılmasına, niteliğinin geliştirilmesi için suni tohumlama çalışmalarının yaygınlaştırılmasına, hayvancılık işletme ölçeklerinin büyütülmesine yönelik destekleme programları sürdürülmektedir. Sektörün desteklenmesinde et ve süt üretiminde dengeli bir artışın sağlanması amacıyla etçi ve kombine tip sığır yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması öncelikli konular arasındadır.
Ülkemizde su ürünleri üretimi 2019 yılında 836,5 bin ton olarak gerçekleşmiş olup bunun yüzde 51,6’sı deniz avcılığı, yüzde 3,8’i iç su avcılığı ve yüzde 44,6’sı yetiştiricilik üretimidir. Avcılık ve yetiştiricilik dâhil toplam su ürünleri üretiminin yüzde 17,7’si iç sularda gerçekleştirilmiştir. Avcılık üretimi yıldan yıla dalgalanma gösterirken yetiştiricilikteki üretim artış eğiliminin devam ettiği görülmektedir. 2010 yılında 167 bin ton su ürünleri yetiştiriciliği yapılırken, yıllar itibariyle bu rakam yükselmiş, yüzde 123 artışla 2019 yılında 373 bin tona çıkmıştır. Ülkemiz; su ürünleri ihracatında da önemli gelişme kaydetmiş, 2010 yılında 156 milyon ABD doları olan ihracat tutarı 3,3 kat artarak 2019 yılında 517 milyon ABD dolarına, aynı dönemde balıkçılığın toplam tarımsal ihracattaki payı da yüzde 1,3’ten yüzde 3’e yükselmiştir. Su ürünleri piyasasının düzenlemesine katkı sağlamak amacıyla İşlenmiş Su Ürünlerinin Desteklenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 27/05/2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu karar kapsamında Su Ürünleri Bilgi Sistemine kayıtlı, su ürünleri yetiştiriciliği yapan ve ürünlerini Tarım ve Orman Bakanlığınca onaylı işleme ve değerlendirme tesislerinde dondurulmuş ve soğutulmuş olarak işleyip paketleyerek sadece iç piyasada tüketilmek üzere satan üreticilere destekleme yapılmaktadır.
Karasal ekosistemin önemli unsurlarından biri olan ormanlar sadece odun hammaddesi üretimiyle değil sosyal ve çevresel faydaları ile de ülkemizin can damarlarıdır. Ülkemiz yüz ölçümünün yüzde 29,2’sini oluşturan ormanların korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak; 2019 yılında 73 bin hektar bozuk orman alanı rehabilite edilmiş, 18 bin hektar alanda ağaçlandırma çalışması yapılmış ve 16 bin hektar alanda erozyon kontrolü faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Orman yangınlarıyla mücadelede önleyici tedbirlerin ve müdahale kapasitesinin artırılması için Orman Genel Müdürlüğü kara araç filosuna 275 arazöz ve 30 yangın müdahale aracı dâhil edilerek yenilenmiş, yangın yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde İnsansız Hava Araçları (İHA) kullanılmaya başlanmıştır.
Ormanlar yurdumuzun doğal zenginlikleridir.
Orman yangınları ve zararlıları başta olmak üzere ormanların çeşitli faktörlere karşı etkin şekilde korunması, toprak muhafaza amaçlı ağaçlandırma yapılması, orman yollarının güncel ihtiyaçlara göre iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, ormanların sağladığı ürün ve hizmetlerden sürdürülebilir şekilde faydalanılması, orman-köylü ilişkilerinin iyileştirilmesi, yerli ve yenilenebilir bir doğal yapı malzemesi olan ahşabın yapılarda kullanımının teşvik edilmesine yönelik faaliyetler sürdürülecektir.
2020 yılı içerisinde Orman Bilgi Sistemi Projesi tamamlanmış olup geliştirme çalışmaları devam etmektedir. Orman Bilgi Sisteminin devreye alınmasıyla ormancılık sektörüne dair veriler tek sistemde toplanarak diğer kurumların uygulamalarıyla entegrasyon sağlanmış, yangın anında anlık mesajlaşma servisiyle ekiplerin daha koordineli çalışması temin edilmiş ve orman yangınlarına gönüllülük başvuruları, izin-irtifa işlemleri, orman ürünlerinin açık artırmalı satışları gibi işlemler elektronik ortama taşınmıştır.
Tarımsal Destekleme Bütçesi 2020 yılında, On Birinci Kalkınma Planı hedefleriyle uyumlu olarak bir önceki yıla göre yüzde 29,4 oranında artırılmış ve 21,97 milyar TL’ye ulaşmıştır. 2021 yılında ise bir önceki yıl seviyesi korunarak 22 milyar TL olarak öngörülmüştür. Bitkisel üretimi artırmaya yönelik sertifikalı tohum ve fidan desteği, hububat ve bakliyatta fark ödemesi desteği ile kırsal kalkınma amaçlı tarımsal desteklerin bütçeleri 2021 yılında en fazla artış öngörülen destek kalemleri olmuştur.
Tarımsal destekleme sisteminde; desteklenecek ürünler ve destekleme birim tutarlarının kurulacak bir sistemle düzenli olarak yapılacak etki analizlerinin sonuçlarına göre her yıl yeniden belirlenmesine, hayvancılık ve meyvecilik için ise uzun dönemli destekleme modelinin belirlenmesine, Kırsal Kalkınma Planı doğrultusunda ticari işletmeciliği destekleyecek tarımsal ve kırsal kalkınma yardımlarının önceliklendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Gıda alanında ise Ülkemiz 2019 yılı Küresel Gıda Güvenliği Endeksine göre 113 ülke arasında genel puanlamada, bir önceki yıla göre yedi basamak yükselerek 41’inci sırada yer almıştır. Bu endekste, Türkiye ekonomik karşılanabilirlikte 51’inci, fiziksel ulaşılabilirlikte 34’üncü, kalite ve gıda güvenilirliği boyutlarında 40’ıncı ve 2019 yılı itibarıyla ölçülmeye başlanan doğal kaynaklar ve dayanıklılık endeksinde 45’inci sırada bulunmaktadır.
Gıda güvenilirliğinin sağlanması amacıyla 2019 yılında toplam 1.215.996 denetim yapılmış olup bu denetimler kapsamında tespit edilen taklit veya tağşiş yapılmış ve insan sağlığını tehlikeye sokacak 1.211 farklı parti ürün kamuoyuna duyurulmuştur. Ekim 2020 itibarıyla toplam gıda denetimi sayısı 1.007.860 olarak gerçekleşmiş ve tespit edilen taklit, tağşiş ile insan sağlığını tehlikeye sokacak 789 farklı parti ürün kamuoyuna duyurulmuştur. Yılsonuna kadar denetim sayısının 1.300.000’e ulaşması beklenmektedir.
Kırsal kalkınma destekleme faaliyetleri kapsamında, 2016 yılı sonunda uygulamasına başlanan IPARD II (2014-2020) Programının yaklaşık bütçesi, kesintiler sonrası 615,5 milyon avro AB katkısı ve 198 milyon avro ulusal katkı olmak üzere toplam 813,5 milyon avrodur. IPARD II uygulamaları kapsamında 31.08.2020 tarihli izleme tablolarından alınan verilere göre Ağustos sonu itibarıyla 22.429 başvuru alınmış olup bunlardan 6.599 tanesi ile sözleşme imzalanmıştır. Tamamlanan 3.274 başvuru için faydalanıcılara 193,5 milyon avro ödeme yapılmıştır. Bu projelerin toplam yatırım tutarı yaklaşık 540 milyon avro’dur.
Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 970 milyon TL hibe sağlanmış bu desteklerden 14.839 kişi faydalanmıştır. Tarım ve kırsal kalkınma destek sisteminde, aile işletmelerinin rekabetçi ve verimli bir üretim altyapısına kavuşturulmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Ülkemizin sahip olduğu zengin biyolojik çeşitlilik ile genetik kaynakların korunması için değişik statülerde korunan alan sayısı 2019 yılında 4.224’e çıkarılarak korunan alanların ülke yüzölçümüne oranı yüzde 8,69’a ulaşmıştır. Türkiye’de iller bazında biyolojik çeşitliliğin tespiti yapılarak ulusal biyolojik çeşitlilik envanteri geliştirilmektedir.
Ayrıca, biyolojik çeşitlilikle genetik kaynaklarımızın korunması ve kullanımında sürdürülebilirliğin sağlanmasına temel teşkil edecek mevzuat ve planlama çalışmaları yürü-tülmekte ve konuya ilişkin çalışan kuruluşlar arasında işbirliği artırılmaktadır.
Bu hizmetleri vatandaşlarımızla buluşmasına vesile olan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen önceki dönem bakanlarımıza, Tarım ve Orman Bakanımız Sn. Bekir Pakdemirli ve tüm bakanlık bürokratlarına şahsım ve hemşerilerim adına teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyor, çiftçilerimize hayırlı, bereketli kazaçlar diliyorum.”şeklinde konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı