GÜNCEL HABER

Kerem Camcı;Umut etmekten, mücadele vermekten vazgeçmeyeceğiz

Kerem Camcı;Umut etmekten, mücadele vermekten vazgeçmeyeceğiz

Eğitim-Bir-Sen Amasya Şube Başkanı Kerem Camcı sendikacılığın samimiyet, kararlılık ve mücadele gerek-tirdiğini ifade ederek, “Kurulduğumuz tarihten bu yana sa-mimiyetten taviz vermeden, kararsızlığa düşmeden, hak, emek ve özgürlük mücadelemizi ilk günkü heyecanla yürü-tüyoruz. Biz eğitim çalışanlarının, kamu görevlilerinin hak-larının korunması ve geliştirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi, ülkenin tam demokrasiye geçmesi, vesayetin izlerinin tamamen silinmesi, yasak-ların olmadığı bir zeminin inşa edil-mesi için, dün olduğu gibi, çalışı-yoruz, çalışacağız” dedi.
Camcı; eğitimde, çalışma haya-tında ve sendikal alanda birçok sorun yaşandığını, salgın sürecinde bun-lara yenilerinin eklendiğini belirterek, “Engeller aşılmak, sıkıntılar gideril-mek, sorunlar çözülmek içindir. Bu da ancak örgütlenmekle, mücadele ver-mekle mümkündür. Çabalarımız ba-zen hemen netice vermeyebilir, alın terimiz, mücadelemiz hemen kaza-nıma dönüşmeyebilir ama her çözüm, elde edilen her kazanım bir mücadelenin sonucudur” şeklinde konuştu.
Umut etmekten, mücadele ver-mekten vazgeçmeyeceğiz
Umutsuzluğa kapılmayacaklarını, sonuç alıncaya kadar gayret göste-receklerini, emek harcayacaklarını vurgulayan Camcı, “Geçmişte hayal dahi edilmeyen pek çok soruna çözüm bulunmasını sağlayan, yüzlerce kazanımın altında yeri, teri ve imzası bulunan bir teşkilat, eğitim hizmet kolunun genel yetkili sendikası olarak, mevcut sorunları çözmek için var gücümüzle çalışacak; kazanımlarımıza yenilerini eklemek için yolculuğumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Yanlışlara dikkat çekmekten, gerçekleri söyle-mekten, doğruları göstermekten, sorunları dile getirip çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaşmaktan, yetkilileri çözüm için adım atmaya çağırmaktan vazgeçmeyeceğiz. Hakkın yerini bulması için, haksızlıkların, keyfîliklerin, adaletsizliklerin sona ermesi için, mazlum ve mağdurlar için, eğitim çalışanlarının işinin başına sorunlarından arın-mış bir şekilde gidebilmeleri için üzerimize düşeni yapı-yoruz, yapmaya da devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Yeni bir yükseköğretim kanununa ihtiyaç vardır
Yükseköğretimde yaşanan sorunlara değinen Camcı, yükseköğretim kurumlarının yönetiminde yetkilerin tek bir makamda toplanmasını önleyecek, her türden yetkinin keyfî kullanımının önüne geçecek mekanizmaları tesis edecek, akademik yükseltme sistemini evrensel kabul gören objek-tif, nesnel ve ölçülebilir kıstaslara bağlayacak, araştırmacı ve öğretim üyesi yetiştirme sisteminin ana hatlarını yüksek-öğretim politikaları doğrultusunda düzenleyecek, yük-seköğretim çalışanlarının karar mekanizmalarında yer almasını sağlayacak nitelikte yeni bir yükseköğretim kanununun hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Hem bölünen üniversitelerin hem de 2006 ve sonrasında kurulan üniversitelerin yatırım harcamalarının, ihtiyaçları da dikkate alınarak, artırılmasını isteyen Camcı, “Türkiye’de öğrenci başına yapılan harcamalar, OECD ülkeleri orta-lamasına göre düşüktür. Söz konusu harcamaların OECD ülkeleri ortalamasına çıkarılması için, Türkiye’nin mevcut yüz yüze öğrenci sayısı temel alındığında kamunun 2019 yılı fiyatlarıyla yükseköğretim harcamasını 35,41 milyar TL’den en az 60 milyar TL’ye çıkarması gerekmektedir” diye ko-nuştu. Çözüm konusunda adım atılmalıdır
Camcı; yükseköğretimde birlikte yönetim ilkesinin benim-senmesi, akademik özgürlüklerin genişletilmesi, araştırma altyapısının güçlendirilmesi, uluslararası öğrenci ve araş-tırmacılar için cazip finansal şartların oluşturulması gerek-tiğini kaydetti.
Akademik teşvik yönetmeliğinin yeniden ele alınması, her türlü akademik çalışmanın, üniversitede gerçekleştirilen her türlü faaliyet ile bunlara yardımcı faaliyetlerin de teşvike esas puanlamaya dâhil edilmesi çağrısında bulunan Yalçın, şun-ları söyledi:
“2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesinin keyfî, sınırsız, ölçüsüz ve amacı dışında kullanımının önüne geçilmelidir.
Akademik personel için getirilen norm kadro uygulaması yeniden masaya yatırılmalı; ülkemizin öğretim elemanı açığı gözetilerek istihdamı kısıtlayan değil, istihdam artışı sağ-layan bir bakış açısıyla ele alınmalıdır.
Akademik personelin daha fazla bilimsel çalışma yürü-tebilmesi için ücretlerinde artış yapılmalı, girmek zorunda oldukları ders yükü ve ders saati azaltılmalıdır.
Geliştirme ödeneğinde akademik ve idari personel ayrımı yapılmamalı, idari kadrolarda çalışanlara da geliştirme öde-neği verilmelidir.
Döner sermaye ödemelerinden üniversite idari perso-nelinin de faydalandırılması sağlanmalıdır.
2547 sayılı Kanun’un 33/a ve 55/d maddesi kapsamında çalışan araştırma görevlileri iş güvencesine kavuşturulmalı; doktora eğitimini tamamlayanlar doktor öğretim üyesi, do-çent unvanını alanlar doçentlik kadrolarına atanmalıdır. Do-çentlik unvanını almasına rağmen doçent kadrolarına ata-namayan doçentlere ‘kadrolu doçentler’ için öngörülen ek gösterge oranları uygulanmalı, kadro ihdası yapılmalıdır.
Akademisyenlerin daha fazla bilimsel çalışma ve araştırma yapmaları için mali ve sosyal haklarında iyileştirme yapılmalı, idari kadrolarda (genel sekreterlik, daire başkanlığı vs.) görevlendirilme uygulaması kal-dırılmalıdır.
Üniversitelerde idari personelin yer değiş-tirmelerinde muvafakat uygulaması yerine üniversiteler arası merkezî atama ve yer değiştirme hakkı verilmelidir.
Kamuda görev yapan tüm sözleşmeli per-sonel kadroya geçirilmelidir. Sözleşmelilikten kadroya geçen personelin daha önce geçici veya daimi işçi statüsünde geçen süreleri me-muriyet hizmet süresine sayılmalıdır.
ÖSYM tarafından tüm yükseköğretim kurumlarını bağlayıcı şekilde her yıl merkezî görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav-ları yapılmalıdır.”
Sorunları dile getirmeye, sonuç alıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz
Camcı, çözüme kavuşturuluncaya kadar mezkûr sorunları dile getirmeye devam ede-ceklerinin altını çizerek, “Rehavete kapılmadan, umudumuzu yitirmeden mücadele etmeyi, sorun çözmek için emek harca-mayı, haksızlıkların giderilmesi için girişimlerimizi sürdü-receğiz” dedi.
Camcı son olarak, “Şube ve temsilciliklerde gerçek-leştirilen çalışmalar; 2547 sayılı Kanun’da yapılması gereken değişiklikler, yükseköğretimde reform ihtiyacı, akademik ve idari personelin sorunları ve çözüm önerileri Akademik ve İdari Personel komisyonları tarafından değerlendirilerek ra-porlaştırıldı. Rapor, önümüzdeki günlerde kamuoyuyla pay-laşılacak” diye konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı