GÜNCEL HABER

KÖŞE YAZARI AHMET YİĞİTTOP;

“Amasya Tamimi ve Atatürk’ü Anma Programı” bu yıl daha görkemli halde kutlanmakta”

Yazar Ahmet YİĞİTTOP Amasya Tamimi ve Atatürk’ü Anma Programında düzenlenen faaliyette 12 Haziran Anlatıları hakkında konuşma yaptı.
Ahmet YİĞİTTOP Programda yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;Her yıl düzen-lemeye çalıştığımız “Amasya Tamimi ve Atatürk’ü Anma Programı” bu yıl daha görkemli halde kutlanmakta dedi.
Atatürk Anıtı ve çevresinde değil de eski lise binası üstü Çelebi Mehmet Kent Meydanı içerisinde 102. Yıl kutlanması isabetli düşünülmüş. Geniş bir alan, trafik sorunu olmadan izlenme imkânı olmuş. Pandeminin bitmesi günlerinde programın düşünül-mesi, yapılması da uzun geçen sıkıntılı günlerden kurtulurken anma, sevinç duyma düşüncelerinde kutlanması da ayrı bir güzellik oldu.
Efsanenin anlatısına gelince, Bu onurlu anma programı çerçevesi içerisinde Türkiye ve Amasya değerlerinden olan Ferhat ile Şirin Efsanesini 17.06.2021 perşembe günü akşamı şahsıma, bu program içerisinde kısa bir anlatma imkânı verdik-leri için, Amasya Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sarı Bey’e Kültür Müdürlüğü İl Koordina-tör Sorumlusu Sayın Oğuzhan İlgün Bey’e Belediye Kültür müdürü Sayın Oğuzhan Zobu Bey’e teşekkür ederim.
Her milletin değerleri olduğu gibi, milletimizin de değerleri var. Birçok devletler, imparatorluklar kuran milletimizin elbette ki anılacak değerleri olacaktır.
Ayrıca şunu da söyleyebiliriz, şehirlerin de ken-dilerine mahsus değerleri var. 8500 yıllık mazisi olan Amasya’nın da sahip çıkacağı birçok değerleri var. Şehzadelerimiz, Efsanemiz ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Osmanlı İmparatorluğu’ muzun, ilimizde yetişen 11 şehzadelerimiz, efsanemizi, M. Kemal Atatürk’ü sayabileceğimiz birçok değerlerimizi sadece Amas-yalı olarak değil, bir AMASYACI olarak koruma-lıyız, sevmeliyiz, tanıtmalıyız, nesillerimize miras bırakmalıyız.
Çin Seddi’nden, Ege Denizi’ ne, Kazakistan’dan, Hint Okyanusu’ na kadar uzanan geniş coğrafyada söylenen Ferhat Şirin Efsanesi ülkemizin efsanesi, Amasya’nın efsanesidir. Bunu bilmeliyiz, tanıtmalıyız, gelecek nesillere miras olarak bırak-malıyız.
Efsanenin yazılış tarihine bakarsak Azerbaycanlı Genceli Nizami ilk olarak yazmıştır. Daha sonra Ali Şir Nevai Çağatay Türkçesinde yazmıştır.
1854 yılı taş baskısı, 1930 yılında da Tevfik Özzorluoğlu tarafından yeni alfabemizde yazıl-mıştır. Bu geliş sürecinde efsanemiz manilerde, şiirlerde, Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Çoban Çeşmesi,” Amasya’nın türkü sanatçısı merhum Burhan Özbakır’ ın “Amasya’nın Elması” türkülerde yer almıştır.
Efsanenin hayat gelişimine bakarsak Amasya bölge sultanı yaşlanmış, ölüm vaktinin geldiğini anlayınca yetkilileri toplar, büyük kızı Mehmene Hatun biat etmelerini, biat belgelerini vermelerini ister. Mehmene Hatun devletine sultan olur. Kardeşi Şirin Hatun için köşk yaptırmayı düşünür. Köşk yapılırken Mehmene Hatun, Ferhat’a âşık olur.
Ferhat da Şirin’i, Şirin de Ferhat’ı sever. Bu ka-rışık, zor gidişatta Ferhat hapishaneye atılır. Son-rası, Ferhat dağlara çekilir.
Horasan valisi Ferhat’a acır Şirin Sultan’ı ablası Mehmene Sultan’ dan ister, sultan vermez savaş çıkar. Şirin, Ferhat’la birlikte Amasya’ya döner.
Bu ara Horasan sultanının oğlu Hüsrev, Şirin’e âşık olur. Bu çıkmazda kötü-cadı kadın araya girer. Önce Ferhat, sonra da Şirin ölür. Hürmüz Sultan’ın oğlu delirir kaybolur.
Bazı ülkeler bu efsaneyi sahiplenmek için çaba sarf etmekte. Birçok varyantlar ortaya çıkmakta. Azeri Şivesinde yazılması, Çin Sultan’ın oğlunun Şirin’i bulmak için Anadolu’ya gelmesi, o yılların düşüncesinde Sivas’ta da efsanenin yazılması gibi.
Efsanelerin oluşumunda bazı hususların olması gerekir.
Sevenlerin birbirlerini gördüklerinde bayıl-maları gibi. Güç gösterimi (Ferhat’ın dağı delmesi gibi) Kahramanların inançlı olmaları (Ferhat’ın ve Şirin’in dua etmeleri) Sevgililerin birbirlerini rüya-da görmeleri gibi.
Bunlar efsanemizde yaşanmıştır.
Umutsuz âşık Mehmene Sultan’a gelince. Kendisi umutsuz sevdalanmıştır. Kardeş, Koltuk ve sevgi arasında kalmış, “Ah saltanat, ah saltanat” açmazında sıkışır. Savaşı kaybeden Mehmene, savaş meydanından kaçmıştır.
Horasan valisi de “vebal altında kaldık” diyerek Amasya’yı bir komutanına bırakıp terk etmiştir. İleriki yıllarda Hürmüz Sultan, Amasya’yı tekrar Mehmene Hatuna bırakmıştır. ifadelerini kullandı

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı