BelediyeGündem

MİLLETİN DESTANININ 6 ‘INCI YILI

Halkın demokrasiye ve milli iradeye sahip çıktığını gözler önüne seren etkinlik coşkulu anlara sahne oldu.
Yavuz Selim Meydanın-da düzenlenen etkinlik saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla baş-ladı. Ardından Vali Mustafa Masatlı, gençliğinin taşıdığı Türk bayrağını teslim aldı.

Program Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolasıyla millete sesleniş konuşmasının ardından şehitler için onunan Kuran’ı Kerim tilaveti ile devam etti. Anma programına Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Amasya Milletvekilleri Levent Karahocagil ve Hasan Çilez, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Fatih Ören, Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Elmacı, Amasya Baro Başkanı Av. Bahadır Tekeş, Vali Yardımcısı Bekir Sıtkı Dağ, İl Emniyet Müdürü Ali Kemal Kurt, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ayhan Aygün, Protokol Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, STK Temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
“TÜRK MİLLETİ BASİRETİ VE CESARETİYLE KENDİSİNE SALDIRAN DÜŞMANLARINI YENMEYİ BAŞARDI”
Altı yıl öncesine kadar 15 Temmuz’un sıradan bir gün olduğunu söyleyen Amasya Belediye Başkanı Mehmet Sarı konuşmasında şunları kaydetti;Fethullahçı Terör Örgütü denilen hainler, 15 Temmuz’u ülkemiz ve milletimizin unutulmaz günleri arasına yazdırdılar. Bizi bir araya getiren de 15 Temmuz’un manasını ve önemini anlama ve anlatma ihtiyacımız. FETÖ’cü hainler altı yıl önce bugün devletimize ve milletimize nefretlerini kus-tular. Vatanımıza göz diken düşmanlara karşı kullanmak için aldığımız uçaklarımızla meclisimizi bombaladılar. Hudutlarımızı korumak için aldığımız tanklarımızla darbe yapmaya kalkıştılar. Millet-imizin güvenliğini sağlamak için aldığımız silahları milletimize doğrulttular. Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı ele geçirip ülkemizin yönetimine el koymaya kalkıştılar. Milleti-mizin birliğini, devletimizin bütünlüğünü bozup bizi birbirimize düşürmeye çalıştılar.
Hain emellerine ulaşmak için 251 kardeşimizi şehit ettiler. Aynı şekilde 2193 kardeşimizi yaraladılar. Bir ülke ancak savaşta bu kadar kayıp verir. Nitekim 1974’teki Kıbrıs Savaşı’nda 498 askeri-miz şehit oldu. 1200 askerimiz de yaralandı. Buna rağmen çirkin emellerine ulaşamadılar. Çünkü karşılarında Türk milletini buldular. Biz de bugün altı yıl önce maruz kaldığımız ihaneti ve darbe-cilere karşı milletimizin verdiği asil mücadeleyi anıyoruz. Bugünün adı 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü. Bugün hem bedenen, hem ruhen hürriyet ve demok-rasiye olan bağlılığımızı göster-mek için sembolik bir fırsat. Biliyorsunuz Türk tarihi 5 bin yıl öncesine kadar biliniyor. Ve tarihimizin hiçbir döneminde esaret yüzü görmedik. Manda ve himaye altına da girmedik. Asya steplerinden başlayan tarih yolculuğumuzda hep hür ve bağımsız yaşadık. Mete Han’dan beri devletimiz var. Devletler kurduk, devletler yıktık. Birliğimizi bozmak, dirliğimizi dağıtmak isteyenler oldu. Gaflete düştüğümüz zamanlar da oldu. Ama hiçbir zaman asla devletsiz kalmadık. Türk milleti basireti ve cesaretiyle kendisine saldıran düşmanlarını yenmeyi başardı. Bize ordu-millet denildiğini biliyorsunuz. Ordu-millet demek, milletin bütün fertleri asker demek değil. Ülkemiz, devletimiz saldırıya maruz kaldığında milletin bütün fertlerinin (Yaşlı-genç, kadın-erkek fark etmeksizin) ordu düzenine geçmesi demek. Tıpkı İstiklal Harbinde yaptığımız gibi milletimiz topyekûn bir mücadele ile hürriyet ve istiklalimize yönelen saldırıyı def ediyor. Biliyorsunuz millet olmazsa devlet olmaz. Devlet olmazsa bayrak olmaz. Bayrak olmazsa hürriyet olmaz. Hürriyet olmazsa bağımsızlık olmaz. Bizim için hepsi önemli, hepsi kıymetli. Hiçbirinden vazgeçmeyiz. Ebediyete kadar vazgeçmeyeceğiz. Aslımızın, neslimizin şuurundayız. Hiçbir zaman unutmadık, unutma-yacağız, unutturmayacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle “Hürriyet ve istiklâl” bizim en belirgin özelliğimiz. Özellikle Amasyalılar olarak istiklalimiz ve hürriyetimiz hususunda çok hassasız. Mesele “Millet, memleket” olunca her zaman en önde koşarız” dedi.
‘TÜRK DEVLETİNE VE MİLLETİNE KAZDIKLARI MEZARA KENDİLERİ GİRDİLER’
FETÖ’cü hainlerin ihaneti-ne benzer bir ihanete bir daha maruz kalmamak için uyanık olmalıyız diyen Başkan Sarı konuşmasının devamında;
“Devletimizi kaosa sürükleyip, milletimize zilleti yaşatmak isteyenleri daima hatırlamalı ve hatırlatmalıyız. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle buluşmamızın, toplanmamızın sebebi de budur. Onlar bin yıl önce Büyük Selçuklu Devleti’ni yıkmaya çalışan Hasan Sabbah’ın günümüzdeki uzan-tıları, Fethullah Gülen denen emperyalist devletlere hizmet eden şizofren bir işbirlikçinin beyinlerini yıkadığı teröristlerdir. O hainler tarihi-mizin en karanlık ve kanlı darbesini yapmaya kalkıştılar. Üstelik bunu yaparken gözlerini kan bürümüş gibi saldırdılar. Cumhurbaşka-nımızı, Hükûmetimizi devir-mek, Meclisimizi dağıtmak ve silahlı kuvvetlerimizi ele geçirmek istediler. Eğer hain-ler 15 Temmuz darbe girişimin-de başarıya ulaşsaydı, içimiz-den çok kişi burada olmazdı. Çünkü onlar 100 yıl önce İngiliz’in, Fransız’ın, Yunan’ın, Ermeni’nin yapamadığını yapacaklardı. 40 yıldır devleti bölmek için uğraşan PKK’lı teröristlerin yapmak istedik-lerinin aynısını yapacaklardı. Amaçlarına ulaşamadılar. Kazdıkları çukura düştüler. Türk devletine ve milletine kazdıkları mezara kendileri girdiler. Bu hususta ben Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli beyin hakkını teslim etmek istiyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi ve Genel Başkanım Sayın Dr. Devlet Bahçeli Beyefendinin milletimizin, devletimizin âlî menfaatlerine öncelik vermeleri sayesinde ülkemiz istikrarlı bir şekilde geleceğe yürüyor. İnşallah ebediyete kadar da bu şekilde varlığımızı devam ettireceğiz. Bayrağımızı indirmek isteyenlerin elini kırarız. Ezanımızı susturmak isteyenlerin sesini kesip boğarız. Vatanımıza göz dikenleri gözlerini çıkarırız. Allah’ın izniyle devletimizi ebed müddet yaşatacağız. Ben, Amasyalı Mehmet Sarı olarak böyle yüce gönüllü, şanlı, asil bir milletin evladı olmaktan gurur duyuyorum. Ve göğsümü gere gere “Ne Mutlu Türküm diyene” diyorum. Sözlerime son vermeden önce bir hususun altını kalınca çizmek istiyorum: Biz her zaman meşruiyetten ve demokrasiden yanayız. Meşruiyetin kaynağı millettir. Devletimizi kimin yöneteceğine milletimiz karar verir. Sandıktan çıkmayan hiçbir iradeyi tanımayız. Düzenlediğimiz toplantıda bu hususun altını bir kez daha çizmekten memnunum, mut-luyum. Hangi sebeple olursa olsun ülkemizin, milletimizin sıkıntılı günler yaşamasını istemiyorum. Menfur darbe girişiminin altıncı yılı vesilesiyle başta Cumhuriyeti-mizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bizlere bu toprakları vatan yapan ve kanları ile sulayan bütün şehitlerimizi ve devlet büyüklerimizi rahmet minnet ve şükranla anıyor, Gazilik mertebesine erişen kahraman-larımıza da şükranlarımı sunu-yorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle sizlerle olmaktan duyduğum mutluluk ve gururu bir kez daha paylaşıyor, devle-timizin ebediyete kadar hür ve bağım-sız yaşaması için kanımızın son damlasına kadar mücade-lemize devam edeceğimizi buradan bir kez daha belirt-mek istiyorum” diye konuştu

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.