Gündem

OKULLARIMIZ AÇILIYOR

Ülkemizin her sonbahar başlangıcında, yani eylül ayı içeri-sinde heyecanlı, koşuşturmalı ama o derecede sevindirici yaşayış içerisinde oluyoruz. Anlaşıldığı gibi okullarımız açılıyor.
Her yıl üzerine bir şeyler ekleyerek, geliştirerek okullarımızı açıyoruz. Okul, öğretmen ve öğrenci sayımız gurur verici boyut-larda. Çoğu ülkenin genel nüfusundan fazla öğrenci sayımız var. Bilhassa Yunanistan bu özelliğimizi bilmeli. Kolay değil çok nüfusa sahip olmak ve orada yaşamak.
Evet okullar açılıyor. Zevkle paylaşılan kokuşturma başlıyor. Hele de evinden ilk defa miniklerin okula gittiği evlerde yaşanan heyecan görülmeye değer olsa gerek. Bu olaya herhangi bir sıkıntı rastlamasın diye devlet önlemlerini alıyor. Trafik, kontrol, öğren-cilerin yerleştirilmeleri. İlaveten çocukları annelerle birlikte okula almak sonra kendilerinin güvenle okullarına gitmelerini sağlamak. Özen ve itina isteyen işler.
Okullarımız açılırken iki önemli konu daima gündemde olu-yor. Birincisi ders kitapları, ikincisi taşıma sorunları. Enflasyonu yüksek seviyede olan ülkelerde olduğu gibi bizde de masrafları dengelemek kolay değil. Devlet bu konunun aileleri fazla yorma-sın düşüncesinde kitap desteğini yapıyor.
İkinci yorucu olay, bazen de dengelenemeyen hadise taşımacı-lık. Enflasyon ortamında zorlayıcı önlemler de pek fayda getirmi-yor. En kötüsü herkes bildiğini okuyor ortamına gelmemesi.
Bir husus düşündürücü halini sürdürüyor. Okullara destek konusu. Anayasanın gereği eğitim ve öğretimin ücretsiz olması, bunu gerçekleştirme çabası zorluklarla karşılaşıyor. Denge sağlan-mazsa iyi sonuca gelmek zorlaşıyor. Bu konuda devletin hassasi-yeti velilerden adı bağış da olsa herhangi bir ücretin velilerden ta-lep edilmemesi. Okulların sarf kalemleri sadece kitap kâğıt kalem değil. Diğerleri ve de onlar nasıl karşılanacak. Okul müdürlüğü yıllarımda il milli eğitim müdürümüz okul müdürlerini okul açıl-ması öncesinde toplamıştı. Konuşmasını şu şekilde sürdürmüştü. “Biz hiçbirinizi zorla okul müdürü atamadık. Sizler istediniz, biz sadece en uygununu seçerek müdür olmanıza yol açtık. Okulu-nuzda cam kırıldıysa karşılanmasını da düşünmelisiniz. Okulunun cam parasını temin edemeyen idareciliği zor yürütür.” Soğuk şaka gibi olsa da bu hadise bugün de aynı olsa gerek.
İşin garibi veliler de devlet de bu konuda bazen anlaşılmaz oluyor. Veliler özel okullara kucak dolusu para harcarken, devlet okuluna soğuk bakılıyor. Devlette her türlü yasaklamayı getiriyor. Bu hadiseye bir tolerans kapısı açılabilir mi bilemiyorum. Okul aile birlikleri bu ortamlarda yanlış algılanıyor ve çalışmalarında yetesi randımanı veremiyor. Özel okullardaki araç-gereç devlet okullarında tam sağlanamıyor. Zenginin çocuğu dört başı mamur, sade vatandaşın çocuğu Allah ne verdiyse gidiyor. Yine de her şeye rağmen okullarımız açılıyor, huzur içerisinde veliler çocuk-larını okullarına yolluyor.
Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, ülkemize hayırlı eğitim yılı diliyoruz.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.