Gündem

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN AİLE BİRLİĞİ BEKLENTİSİ DE KANUNDA YER ALMADI”

Eğitim Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa ÖLGÜN,59 milletvekilinin imza attığı 12 maddelik kanun teklifinde, “özel bir ihtisas mesleği” olarak tanımlanan öğretmenlik mesleği; “öğret-men, uzman öğretmen, baş öğretmen” olarak üç kariyer basamağına ayırı-lıyor.”dedi
Öğretmenliğin hem kariyer hem de ihtisas mesleği olarak değerlen-dirilmesi çelişkilidir.Teklifle; KPSS’yi kazanan bir öğretmenin asli öğretmen-liğe geçiş yapmak için 1 yılın sonunda girdiği Adaylık Kaldırma Sınavı da (AKS) kaldırılıyor. Sınav yerine, Adaylık Kaldırma Komis-yonu’nun kurulması öngörü-lüyor.Öğretmenlikte kariyer basamakları 2006 yılında eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik döneminde getirilmiş, 1 defa uygulan-mıştı. Teklifle, yeniden düzenlenen kariyer basa-maklarına göre; öğretmen-likte en az 10 yılını doldurarak uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar uzman öğretmenin maaşında bin TL artış olacağı, öğretmenlikte en az 10 yıl hizmeti bulunan başöğretmen unvanı için yapılan yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlara baş-öğretmenin maaşında ise 2 bin TL artış olacağı belirtiliyor.
Bunun yanı sıra, yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmen; doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmenlik sınavından muaf tutulacak denili-yor.Meslek kanunundan beklenti içerisinde olan bir diğer kesim de ücretli öğretmenlerdi. Yıllardır eşlerinden ve ailesinden ayrı kalan ücretli öğretmenlerin “can güvenliği ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere” aile birliği mazeret hakkı da kanunda yer almıyor.
“ADAY ÖĞRETMENLİK ÜZERİNDE EN FAZLA DURULMASI GEREKEN MADDE”
“Eğitim başarısını bire bir öğretmenlerle eşleştirişseniz öğretmenleri toplum nezdinde hedef haline getirisiniz””ADAYLIK KALDIRMA KOMİSYONU ÖĞRETMENLERİN İŞ AKDİNE SON VEREBİLİR”
“Adaylığın kaldırılması için bir Adaylık Kaldırma Komisyonu tarif ediyor. Adaylığı kaldırılmazsa, adaylığı bir sene daha devam edecek.
Yine kaldırılmazsa öğretmenlik mesleğine son verilecek. KPSS’den çok yüksek puan alan, dereceye giren öğretmen arkadaş-larımızın mülakatlarda nasıl düşük puanlar vererek elen-diğini hep beraber gördük. Bu kadar emek harcayan arkadaşlar muhalif oldukları için elendiler. Şimdi benzer bir durumun adaylık kaldırma komisyon tarafın-dan yapılmamasını sağla-yacak, bunu garanti edecek hiçbir mekanizma yok. Bir adaylık kaldırma komisyonu oluştuğunda bu komisyon aynı öğretmen alımında olduğu gibi benzer bir şekil-de kimi kıstaslarla öğretmen arkadaşlarımızın iş akdine son verebilir. Komisyonun yapacağı iş ölçülebilir bir iş değildir.Aday öğretmenin adaylığı süresince yapacağı şeylerden kaynaklı öğret-menlik mesleğine son veril-mesi düzenlenmiş. Buradaki en sıkıntılı bölüm ise aday öğretmenin adaylığı sırasın-da aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ya da ceza alması halinde öğretmenlik mesleğine son verilecek olması. Bunun sonucunda öğretmenin bunu yargıya taşıması ve yargı sonucunu bekleme gibi bir düzenleme de yapılmamış. Bu maddeyle öğretmen arka-daşlarımızın üzerinde çok ciddi baskı oluşturacak, öğretmen arkadaşlarımız mobinge uğrasa dahi, buna ses çıkaramayacak.
KARİYER BASAMAKLARINDA KOTA VAR, SINAVLA UZMAN ÖĞRETMEN OLABİLECEKLERİN SAYISI ZATEN AZALACAK”
Neden öğretmenlik mesleğini kariyer basamak-larına ayırırsınız? Uzman öğretmenlik baş öğretmenlik meselesinin sadece ücretle değerlendirilmesi öğretmen-lik mesleği açısından yıpra-tıcı olduğunu düşünüyoruz. 2006 yılında öğretmenlikle ilgili bazı kotalar belirlendi. Uzman öğretmenlik hakkını kazanan yüzde 10’nu geçmeyecek şekilde bir kota düzenlendi. Kotanın önce-likle yüksek lisans mezun-larının, uzman öğretmenlik sınavından muaf olduğunu düşündüğümüzde, kotanın belli bir bölümünü onlar dolduracaklar.
Sınavla uzman öğretmen olabileceklerin sayısı zaten azalacak. Bundan dolayı bu uzman öğretmenlik baş öğretmenlik mesleği, öğret-menlerin yaptığı işe herhan-gi bir katkı sunmayacağı gibi, olası bir erken seçim için yapılmış bir yatırım ola-rak şu an karşımızda duru-yor.”3600 EK GÖSTERGE SEÇİM YATIRIMI” 3600 ek gösterenin uygulanması eğer bu yasa tasarısı yasalaşırsa 15 Ocak 2023’te hayata geçecek. 3600 ek gösterge lütuf değil, emekçilerin hakkıdır.  Bu haliyle bu kanun tasarısının kendisi 3600 ek gösterge hem uzman baş öğretmenlik meselesi açısından bakıldığında tam bir seçim yatırımı görülmeli diyebilirim.
“SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİN AİLE BİRLİĞİ BEKLENTİSİ DE KANUNDA YER ALMADI”
Bu kanunun kamuoyuna tanıtılma biçimi sözleşmeli öğretmenlerle kadrolu öğretmenlerin farklılıkları-nın tamamen ortadan kaldı-rılacağı anlamındaydı. Sözleşmeli öğretmen ve kadrolu öğretmenlerin arasındaki en büyük fark mazeret tayinlerinde ortaya çıkıyor. Özür tayinlerinin en önemli gerekçesi eşlerin farklı kentlerde yaşıyor olması. 9. maddede sadece “can güvenliği ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere” aile birliği bu mazeretler içerisinde yer almadı.
Bu anlamıyla sözleş-meli öğretmenlerin de bek-lentilerinin karşılanmadığını ifade edebiliriz. Bu kanunun o kadar çok eksiği var ki, özel öğretim kurumlarında çalışan hiç izin yapmadan asgari ücretin altında çalışmak zorunda kalan, yüzbinlerce öğretmen arkadaşımız var.
Kanun tasarısı onları hiç göz önüne alışmamış bile.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı