GÜNCEL HABER

“Yıllardır yaşanan her krizin faturası biz emekçilere çıkarıldı”

“Yıllardır yaşanan her krizin faturası biz emekçilere çıkarıldı”

KESK Amasya Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eğitim-Sen Amasya Şube Başkanı Mustafa Ölgün, Artık Yeter: sarayın enflas-yonuna değil! pazarın enflasyonuna bak dedi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Ölgün, “Yıllardır yaşanan her krizin faturası biz emekçilere çıkarıldı.
Ülkeyi yönetenler “Büyümede rekor kır-dık” dediler. “Dünya bizi kıskanıyor” dediler. Ama “büyüyen Türkiye’den” bizim payımıza hep sahte enflasyon rakamlarına göre be-lirlenen maaş zamları, daha adaletsiz hale getirilen vergiler, gittikçe güvencesiz hale getirilen bir çalışma yaşamı düştü.
Biz ne zaman hakkımız istesek “kriz var” dediler. “Aynı gemideyiz batarsak hep bera-ber batarız” dediler. Ama bize hep o geminin kazan dairesi reva görüldü. Bir avuç mutlu azınlık ise bizim alın terimizle, emeğimizle su yüzünde tutuğumuz geminin lüks kama-ralarında keyif çatmaya devam etti.
Bizim cebimizden alınanlar; Teşvik, vergi affı, vergi yapılandırması olarak sermayeye, patronlara…
Araç, yolcu, hasta garantisi olarak köprü, otoyol, hava limanı ve şehir hastanelerinin müteahhitlerine akıtıldı. Yıllardır çarşıda, pazarda yaşadığımız enflasyon ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmadığını çocukların dahi bildiği resmi enflasyon sanki gerçek enflasyonmuş gibi gösterildi. Maaş artış-larımız bu sahte rakamların temel alındığı enflasyon hedeflerine göre belirlendi.
Kendine “yetkili sendika”, “yetkili konfe-derasyon” diyenler oturdukları masalarda sahte enflasyon rakamlarının yarım puan üs-tündeki mutabakatların altına imza attı.Hükümetin teklif ettiği rakamların daha altına imza attıkları bile oldu.
Üstelik sözleşmeli-güvencesiz çalı-şanların kadroya alınması, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, gelir vergisi ve ek gösterge adaletsizliğinin giderilmesi başta olmak üzere yıllardır biriken sorunlarımızı çözmeyen mutabakatları “tarihi başarı” diye yutturmaya çalıştılar.
Sıkıştıklarında danışıklı dövüş oyunları ile topu hakeme attılar.
“İtibardan tasarruf olmaz” diyerek üye-lerinden beş, altı kat fazla maaşlar almayı sürdürdüler. Bizim taleplerimizi savunmak, sorunlarımızı çözmek yerine son model ma-kam arabaları ile her protokolde boy gös-termeye devam ettiler. Bizler ise onların altı-na imza koyduğu “satış sözleşmelerinin” be-delini daha fazla yoksullaşarak, daha fazla güvencesizleşerek ödemeye devam edi-yoruz.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi de pan-demi ile birleşen ekonomik krizin enkazı yine bizim omuzlarımıza yıkılmak isteniyor. Pan-demiye ayrılan kaynaklar nedeniyle işçilere, emekçilere, esnafa, çiftçiye verecek bir şey kalmadığını söylüyorlar.
Oysa devletin resmi rakamları Türkiye’nin Covid-19 ile mücadelede vatandaşlarına en az nakit destek veren ülke olduğunu göste-riyor. Salgın nedeni ile toplam 52.7 Milyar TL kullanıldığını, bunun 44.2 Milyarının İşsizlik Fonundan, 2.1 Milyarının bağış kampanya-larından karşılandığını, hazineden aktarı-lanın ise sadece 6.4 Milyar TL’de kaldığını biz söylemiyoruz, devletin resmi rakamları söy-lüyor. Sadece geçen yıl bütçede hedeflenen 50 Milyar TL fazla vergi toplandı. Vergi yü-künü yine biz taşıdık. Ama her zaman olduğu gibi kaynaklar yine ser-maye patronlara müteahhitlere aktarıldı. Şimdi yıllardır bizim vergilerimizden hazine-den bir avuç mutlu azınlığa aktarılar yüzlerce milyar görmezden geliniyor. Buna karşın pandemiye sağlık harcamaları dahil milli gelirin sadece %1 nin ayrılması büyük bir maliyet gibi gösteriliyor.
Sokağa çıkma kısıtlamalarının olduğu günlerde bile otoyol köprü tünel havalimanı müteahhitlerine hazineden 10 Milyarlarca ak-tarılması görmezden geliniyor. Ama pan-demiden en çok etkilenen dar gelirlilerin ücretsiz izine çıkarılan kısa çalışma öde-neğine mahkum bırakılan işçilerin kepenk kapatmak zorunda kalan küçük esnafın sı-nırlı bir kesimine onlarca şarta bağlanarak, gıdım gıdım verilen 6.4 Milyar çok görülüyor. Pandemide gece gündüz demeden canı pa-hasına çalışan covid-19 a yakalanan sağlık emekçilerinin meslek hastalığı haklarından yararlanması bile yük olarak görülüyor. İlliyet bağı isteriz. Hastalığa yaptığın işten kaynaklı yakalandığını ispatla deniliyor. Her ekono-mik sarsıntıda her krizde sıkılan kemerler hep bizim kemerlerimiz oldu. Her acı reçete bize yazıldı. İğneden ipliğe zam yağmurunun devam ettiği pandemi koşullarında gider-lerimiz daha da arttı.
Maaşlarımız mum gibi eridi. Bugün resmi enflasyon yıllık %15.61 olarak gözüküyor. Ancak bağımsız iktisatçıların yaptığı araştırmalar yaşanan gerçek enflasyonun bu rakamın en az 2.5 katı olduğunu ortaya koyuyor.
Bugün açlık sınırı 2.800 TL yi yoksulluk sı-nırı 9.000 TL yi aşmıştır. Sadece 2020 Ocak -2021 Ocak dönemini kapsayan 1 yıl içinde 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı 1.450 TL arttı. Ama aynı dönemde bizim maaşlarımızda yaşanan ortalama artış sadece 464 TL de kal-dı. Ortalama Kamu emekçisi maaşı ile alınan çeyrek altın sayısı 2 adet gram altın sayısı ise 3.5 adet azaldı.
Tüm bunlara rağmen hiç kimsenin bizim %3 maaş zammı ile yetinmemizi beklemeye hakkı yoktur.
Çoktan iflas eden mevcut sisteme son verilerek evrensel sendikal hak ve özgürlük-lerde uyumlu grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu bir pazarlık sistemine geçil-mesini, Yıllardır sahte enflasyon rakamları ile maaşlarımızda yaşadığımız kayıpların te-lafisi için gerçek toplu pazarlık masasının biran önce kurulmasını, En düşük kamu emekçisinin maaşının kira yakacak ulaşım gibi sosyal ödemelerle yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, Tüm yükün emek-çilerin üzerine yıkıldığı vergi adaletsizliğine son verilmesini bunun için kar faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırıl-masını belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını, Birin-ci vergi diliminin %15 ten %10’a düşürülerek, yoksulluk sınırına kadar olan maaşlardan yapılan kesintinin birinci vergi diliminde sa-bitlenmesini, istiyoruz.
Hangi sendikaya üye olursa olsun, ya da bir sendikaya olmasın, tüm kamu emekçi-lerini insanca yaşamaya yetecek bir maaş talebine sahip çıkmaya, Hayat pahalılığına, adaletsiz vergi sistemine karşı emeğin hak-larını korumak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.” Diye konuştu.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı