Son Dakika

Yüz Yüze Eğitim İçin Herkesi Sorumluluk Almaya Çağırıyoruz”

Eğitim Sen Şube Başkanı Mustafa ÖLGÜN Tam Zamanlı Yüz Yüze Eğitim İçin Herkesi Sorum-luluk Almaya Çağırıyoruz”dedi
Başkan Mustafa Ölgün gazetemize yaptığı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; MEB tarafından okullarda 6 Eylül’de tam zamanlı yüz yüze eğitime başlanacağı açık-lamasını belirten Ölgün; Sendika-mızın tüm uyarılarına ve çağrılarına rağmen yaz ayları boyunca ciddi bir hazırlık yapılmadığını ancak alınan tedbirlerin neler olduğu açıklan-mamıştır.
Tüm eğitim bileşenleri adına üzülerek tespit etmekteyiz.
Eğitim bileşenleri yaz aylarında okullarında böyle bir çalışma olma-dığını gözlemlemiştir.
MEB bugüne kadar seyreltilmiş sınıf uygulamasına ilişkin olarak nasıl bir hazırlık içinde olduğunu, kaç yeni derslik yaptığını ısrarla açıklamaktadır.
Sınıfların havalandırılması için kış aylarını da dikkate alan bir pencere sistemini tüm sınıf-larda hayata geçirip geçirmediğine dair bir açıklama da söz konusu değildir.
Okullarımızın büyük bir çoğunluğunu oluşturan kalabalık okullarda, öğrenci ve öğretmen tuvaletlerinde gerekli geniş-letmenin, lavabo sayılarının arttı-rılıp ,arttırılmadığının bilgisi henüz mevcut değildir. Öğretmen odalarının en azından ikiye çıkarılması yönünde bir hazırlık da yoktur.”dedi
Başkan Ölgün sözlerinin deva-mında; Maske, sabun ve diğer hijyen malzemeleri konusunda okullarımızda ne düzeyde bir hazırlık yapıldığı, ve bu malze-melerin temini nin birçok konuda olduğu gibi yine velilerimizin sırtına mı yükleneceği konularına deği-nerek muğlak durumda olduğunu dile getirdi.
Okullarımızda sağlıklı bir ortamın düzenli bir şekilde oluş-turulması için yardımcı personel ola-rak çalışan arkadaşlarımızın görev-lendirmeleri hangi aşamadadır bilinmemektedir. Yıllardır kadrolu yardımcı personel alımı yapılmamakta ve ihtiyaçlar İŞKUR üzerinden geçici görevlendirmelerle geçiştirilmektedir.
Birçok okulumuzda velilerimiz ekonomik yük altına girmek zorun-da kalmakta
Seyreltilmiş sınıf uygulaması tam anlamıyla hayata geçirildiğinde zaten var olan öğretmen ihtiyacı ciddi düzeyde artacaktır.
Zaman zaman temaslı veya hasta olabilecek öğretmenlerimizi de düşündüğümüzde öğretmen ihtiya-cının giderilmesi için, bir an önce ve en az yüz bin öğretmen atamasının yapılması oldukça önemlidir.
Ancak bu konuda da MEB ve iktidar kulaklarını tıkamakta, her-hangi bir çalışma yürütmemektedir.
Alınması gereken tedbirleri bu boyutuyla sıraladığımızda önemli bir bütçeye ihtiyaç olduğu anlaşıl-maktadır.
Mevcut durumda aşı yaşı 15’e çekilmiştir. Bu durum lise birinci sınıf öğrencilerinin aşısız bir şekilde okullarda olmasına neden olacaktır. Lise öğrencilerinin bulaş riski yüksek olan yaş grubu içinde olduğunu ve dünyanın birçok ülkesinde aşı yaşının 12 yaşına çekildiğini dikkate alarak, sendikamız ülkemizde de bu yaş sınırına çekilmesi yönünde bir çağrı yapmış, fakat bu çağrı henüz kar-şılık bulmamıştır.
Tam da bu sebeple ne AKP-MHP iktidarı ne de MEB ek bir bütçe konusunda ağızlarını dahi aç-mamaktadır.
Eğitim alanında seferberlik düze-yinde bir çalışma için bir an önce kapsamlı bir ek bütçenin hazırlanıp hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Yaz ayları boyunca sınırlı düzeyde yapılan “telafi de ben de varım” etkinlikleri gerçekte bir tela-fi eğitimi niteliği taşımamaktadır.
Ölgün;Aşırı yükten kurtarılmış müfredatlarla iki yılı kapsayan zorunlu bir telafi eğitiminin mevcut yürüyen eğitimle iç içe yürütülmesi gerektiği yönündeki çağrılarımız hayat bulmamış, MEB bu konuda da bir çalışma yürütmemiştir.
Müfredatlar yeniden gözden geçirilmeli ve uzaktan eğitim süre-cinde yaşanan bilişsel, fiziksel ve duygusal kayıpların giderilmesini içeren bir telafi eğitimini de kapsa-yacak tarzda yeniden düzenlenme-lidir.
Yüz Yüze Eğitime Başlanabilmesi İçin Eğitim Bileşenleri Bilimi Rehber Edinmeli ve Sorumlulukla Hareket Etmelidir!
Bugüne kadar, acil uzaktan öğretim kapsamında evleri ofise dönen, çalışma saatleri esnekleşen, iş yükü artan eğitim ve bilim emek-çilerinin yanı sıra, kendisi çalışırken çocuğunun evdeki bakımı için çözüm bulmak zorunda bırakılan veliler ve eğitim haklarını etkili şekilde kulla-namayan öğrenciler, salgın dönemini derinleşen hak kayıplarıyla geçirmiştir.
Bu kapsamda MEB’in eğitim emekçilerinin sağlıklı bir ortamda çalışma hakkını ve öğrencilerin de sağlıklı bir ortamda eğitim hakkını kullanabilmeleri için gerekli tüm tedbirleri alması zorunludur.
Özellikle son günlerde aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçileri için haftada iki defa PCR testinin zorunlu tutulması konusu, kimi çekinceleri ve kaygıları beraberinde getirmiştir.
Belirtmek isteriz ki sendikamız, salgın sürecinin başından beri bilim insanlarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin salgın yönetimine ve alınması gereken tedbirlere ilişkin raporlarını, çözüm önerilerini ve uyarılarını kendisine referans almaktadır.
Ancak dikkat çekmek istediğimiz bir nokta bulunmaktadır. Siyasi iktidarın ve özellikle de Sağlık Ba-kanlığı’nın bilimsel verilere dayan-mayan, birbiriyle çelişen açıklama-ları ve uygulamaları ile salgın yönetiminin şeffaf yürütülmemesi gibi sorunlar ne yazık ki eğitim emekçileri nezdinde de aşı ve yan etkilerine dair çeşitli kaygılara sebep olmaktadır.
Yüz yüze eğitim için tüm eğitim bileşenlerinin aşı olması, toplumsal bir sorumluluktur.
Biliyoruz ki insan hakları, temel hak ve özgürlükler aynı zamanda karşılıklı sorumluluklarımızı da içermektedir.
Salgın gibi toplum sağlığını tehdit eden bir konuda karşılıklı olarak birbirimizin sağlıklı bir çevrede yaşam hakkını, çalışma hakkını ve eğitim hakkını savun-mamız gerekmektedir. Sağlıklı ve güvenli bir şekilde tam zamanlı yüz yüze eğitim için tüm eğitim bileşen-lerinin aşı olması, toplumsal bir sorumluluktur.
Bu konuda tepeden inme karar-lar yerine kaygıları giderici, bilimi rehber edinen ve konunun özne-leriyle birlikte oluşturulacak politi-kaların oldukça önemli olduğunu belirtmek isteriz.
Özellikle aşı olmaktan kaçınan eğitim emekçilerinin haftada iki gün virüsün yoğun olarak yer aldığı hastanelere gitmek zorunda bırakıl-mamalı, salgın sürecinden ders çıkarılarak işyeri hekimliği uygula-masına gidilmesi, bu sağlanana kadar bölge bölge oluşturulacak gezici sağlık ekipleriyle testlerin iş yerlerimizde yapılması önem arz et-mektedir.
Her eğitim ve bilim emekçisi, eğitimin yüz yüze olması gerektiğini belirten Başkan Ölgün; MEB’de artık salgın yönetiminin “ben yaptım, oldu” mantığıyla yürütülemeyeceğini görmelidir. Bilmekte, acil uzaktan öğretimle daha fazla eğitim sürdürüleme-yeceğini görmektedir.
Okullarımızı amasız, fakatsız açabilmek ve açık tutabilmek halkı-mız açısından ivedi bir ihtiyaçtır.
Okullarımızın kapalı olmasının toplumsal zararları düşünüldüğün-de MEB’in ve ikti-darın duyarsızlığı kabul edilemez. “ifadelerine yer verdi

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı